YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3624
KARAR NO : 2009/4901
KARAR TARİHİ : 03.07.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 390 ada 217 parsel sayılı 2921,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı …, 390 ada 228 parsel sayılı 3740,72 parsel sayılı taşınmaz zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kendisine ait olan dava dışı 390 ada 218 ve 225 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin bu parsellere uygulanan tapu kayıtları miktarından eksik olduğunu ileri sürerek eksikliğin dava konusu parsellerden tamamlanması istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli 390 ada 217 parsel yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Mahkemece, davacı adına tespit gören ve kesinleşen 390 ada 225 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının gerçekte çekişmeli 390 ada 228 parsele uyduğu kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 390 ada 228 parsel sayılı taşınmaz belgesiz olarak Hazine adına tespit edilmiş olup, davacı taraf tapu kaydına dayandığı halde davacının dayanağı olan tapu kaydının 390 ada 225 parsele değil 228 parsele uyduğu mahkemece çekişmeli taşınmazın komşu parsel tutanakları getirtilmemiş, tapu kaydının dayanağı olan tescil krokisinin kapsamı raporda açıkça gösterilmemiş, kısaca tapu kaydı gereği gibi uygulanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle çekişmeli 390 ada 228 parsel sayılı taşınmaza komşu bulunan parsellere ait kadastro tutanakları ile var ise dayanakları kayıtlar getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle ziraat ve jeoloji mühendisi bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile tapu kaydının dayanağı olan tescil krokisi sabit noktalar esas alınmak suretiyle zemine uygulanmalı, tescil krokisinin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde kaydın kapsamı kayıtta yazılı yazılı sınırlar esas alınarak belirlenmeli, tapu kaydında yazılı sınırlar tek tek sorulup saptanılmalı, komşu taşınmazlara ait dayanak kayıtlar ile bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli, taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar komşu parsel kayıtları ile denetlenmelidir. Ziraatçı ve jeolog bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili ve tapu kaydının kuzey ve güney hudutlarında okunan derelerin zeminde halen mevcut olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, sabit sınır kabul edilip edilmeyeceği hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, kadastro fen elemanı bilirkişiden tescil krokisi ile kadastro paftasını çakıştırarak tapu kaydının kapsamını gösteren rapor alınmalı, uygulanma kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kaydında yazılı sınırlara göre tapu kaydının kapsadığı alan belirlenmeli, tapu kaydındaki taşınmazın miktarı ile zemindeki miktar arasında farklılık olması halinde kayıt miktar fazlası kısım yönünden tapu kaydının tesis tarihinden tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin geçip geçmediği araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.