YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3666
KARAR NO : 2009/4829
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 3 parsel Sayılı 1512.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilmek suretiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin mehile rağmen davalı mirasçıları davaya dahil edilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine ve çekişmeli 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belertilmek suretiyle davalı adına tespit edilmiştir. Mahkemece, 06.03.2007 günlü oturumda davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi için bir sonraki celseye kadar kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalının mirasçıları davaya dahil edilmediğinden davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine dair hüküm kurulmuştur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29/2. maddesinde “mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda ismi açıklanıp ölü olduğu belirtilerek davalının mirasçıları denmek suretiyle açılmış bir dava bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde davalının mirasçıları denilmek suretiyle dava açılmadığından, sonradan mirasçıların davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılamaz. Bu durumda mahkemece işin esasına girilmeksizin davanın husumetten reddine ve tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ihtarat gereğince, kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.