Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3808 E. 2009/3648 K. 25.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3808
KARAR NO : 2009/3648
KARAR TARİHİ : 25.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 161 ada 42 ve 50 parsel sayılı 39.824,35 ve 54821,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak niteliği ile, aynı ada 43 parsel sayılı 12935,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise tarla niteliği ile toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşan tapu kayıtlarına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılardan …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 161 ada 42, 43 ve 50 sayılı parseller hakkında, … ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 161 ada 42 sayılı parsel hakkında dava açmışlardır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 161 ada 42 sayılı parselin fen bilirkişisinin ek raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, (E) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına, geri kalan bölümünün ise tespit gibi davalı Hazine adına tesciline, 161 ada 43 sayılı parselin davacı … adına tesciline, 161 ada 50 sayılı parselin fen bilirkişisinin ek raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün Davacı … adına, geri kalan (H) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların, temyize konu bölümlerinin Hazine’ye ait tevzii tapusunun oluştuğu tarihten geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davacılar tarafından kullanıldığı, taşınmazların davacılardan …’ın babası ….’ya ait iken ölümü ile …’ye kaldığı bir kısmının … tarafından davacı …’e satıldığı, adlarına tescil kararı verilen taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46. maddelerinde yazılı koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlardan 161 ada 42 ve 161 ada 50 sayılı parsellere belirtmelik tutanağında 289 ve 286 parsel numarası ile, kimsenin zilyetliğinde olmayan hali yer olarak 161 ada 43 sayılı parsel ise 287 parsel numarası ile 1947 tarihinde meradan açıldığı, … işgalinde olduğu şeklinde belirtilerek 5.3.1962 tarih 37 numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Sözü edilen …ile gerek davacı, gerekse murislerinin irs ilişkisinin olup olmadığı, Hazine tapu kaydı olan 5.3.1962 tarih 37 nolu tevzii tapusu kapsamı ile, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup olmadığı belirlenmeden davanın kabulüne, davacılar adına tescile karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Hazine tapularının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı,
taşınmazın zilyetlikle kazanılmaya elverişli olup olmadığı ve Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusundadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar yardımı ile davalı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının haritası uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların temyize konu bölümlerinin tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiden 1961 tarihinde yapılan toprak Tevzii Çalışmaları sonucu oluşan Tevzii Paftası ile Kadastro Paftası çakıştırılmak sureti ile çekişmeli taşınmazın konumunu, davalı tapu kaydının kadastro paftasındaki hudutlarını gösterir ayrıntılı ve gerekçeli kroki ve rapor alınmalı, temyize konu taşınmaz bölümlerinin davalı Hazine tapu kaydının kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenilen 1927, 1930 ve 1940 doğumlu yerel bilirkişiler ile 1937 ve 1943 doğumlu tespit bilirkişilerince, davacı …’nin babas…’un zilyetliğinin 1957 tarihinde başladığının beyan edilmiş olmasına göre, Hazine tapu kaydının oluştuğu 1962 tarihine kadar iktisaba elverişli zilyetliklerinin bulunmadığının göz önünde bulundurulması, temyize konu bölümlerin kısmen ya da tamamen Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde, bu bölümlerin öncesinde ve halen niteliğinin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının, kimden kime, ne şekilde intikal ettiğinin, kimin ne kadar süredir ne şekilde zilyet olduğunun, kısaca bu bölümler üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 25.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.