YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3905
KARAR NO : 2009/3860
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Ödeme şartını ihlal suçundan borçlu …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 3. İcra Mahkemesinin 17/09/2008 tarihli ve 2008/1423-2195 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile sanığın cezalandırılmasına dair kararın kaldırılmasına, borçlu sanığın haklı ve makbul bir neden olmaksızın taahhüdünü yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi için dosyanın Mahkemesine iadesine ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2008 tarihli ve 2008/828 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
Sanığın taahhüdünü içeren tutanakta ödenmesi gerekli toplam borç miktarı, tüm fer’ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterildiğinden taahhüt hukuken geçerli olup, atılı suç oluştuğundan, itirazın reddi yerine kanunda yazılmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17/04/2009 gün ve 22850 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 05.05.2009 gün ve K.Y.B.2009/113206 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla;
GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında Samsun 1.İcra Müdürlüğünün 2007/6752 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 05.05.2008 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta toplam borç miktarının gösterildiği, borçlunun borcunu taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 20.2.2001 tarih, 2001/8-19 esas ve 2001/26 sayılı kararında da belirtildiği üzere, taahhüdü ihlal eyleminin oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinden icap ve kabulde bulunması zorunludur. Ceza sorumluluğunun doğabilmesi için taahhüt esnasında ödenecek miktarın hiç bir kuşkuya yer vermeksizin belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütde bulunulduğu, kabulün de hangi miktar nazara alınarak yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde borçlunun taahhüdünün geçerli olduğu anlaşıldığından itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Samsun 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2008 tarih ve 2008/828 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, “yargılamanın yenilenmesi yasağı” nedeniyle bozma kapsamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasının gerekmediğine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.