YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3930
KARAR NO : 2009/4449
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 155 ada 22 parsel sayılı 8833.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesinde şerh verilerek … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kayalık, taşlık ve hali arazi vasfında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 155 ada 22 sayılı parselin payları oranında … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının davalılar yararına gerçekleştiği kabul edilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği iddiasına dayanmış, delil olarak da ziraat mühendisinin imzaladığı “rapor” başlıklı belgeyi dava dilekçesine eklemiştir. Hazine’nin dayanağını oluşturan bu belgede taşınmazın; yabancı otlarla kaplı olduğu, toprak yapısının oldukça sert ve taşlı olduğu, uzun süredir ve hali hazırda işlenmediği ve tarım arazisi olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporunda ise; taşınmazın taşlık ve kayalık yapıda olmadığı, parselin bir kısmının sürülü olduğu, sürülmeyen bölümün ise kendiliğinden yetişen otların biçilmesi suretiyle kullanıldığı, önceki yıllarda toprağın işlenerek tarım yapıldığına dair emarelerin bulunduğu belirtilmiştir. Delil olarak sunulan belge ve ziraatçi bilirkişi raporu arasında mevcut bu çelişkiye rağmen taşınmazın niteliği hususundaki çelişkinin giderilmesi için üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmamış zilyetliğin sürdürülüş biçimi araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, uzman üç kişilik ziraat bilirkişileri kurulu, tespit bilirkişileri ve zilyetlik tanıkları aracılığı ile yeniden keşif yapılmalı, dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, uzman ziraat mühendisleri kurulundan; Hazinenin dayanağını oluşturan tespit tutanağı ile keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulguları değerlendirecek ve taşınmazın niteliği hususundaki çelişkiyi de giderecek şekilde, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.