Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/3975 E. 2009/4654 K. 25.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3975
KARAR NO : 2009/4654
KARAR TARİHİ : 25.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 11 parsel sayılı 65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş ve kadastro tutanağının aslı 3402 sayılı Yasa’nın 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine Torul Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan çekişmeli taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelinin tespiti, tescil ve terkin davası sonunda, 19.3.2008 tarih ve 2006/171 esas, 2008/53 sayılı kararı ile davanın kabulüne, 139 ada 11 parselin Hazine adına yol vasfıyla tespit ve terkinine, kamulaştırma bedelinin 905,45 YTL olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/171 esas sayılı dosyasına konu davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olmaması nedeniyle kadastro mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2008 tarih, 2006/171 esas, 2008/53 sayılı ilamı uyarınca işlem yapılmak üzere Torul Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmakla birlikte, ulaşılan sonuç ve kurulan hüküm usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. 2942 sayılı kamulaştırma Kanunu’nun değişik 19.maddesi uyarınca genel mahkemeye açılan tescil davaları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi nedeniyle res’en Kadastro Mahkemesine devredilmesi gereken davalardan olmayıp, bu dava nedeniyle kadastro tutanağının malikhanesi açık bırakılarak tutanağın kadastro mahkemesine gönderilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca, mahkemece olağan usullere göre kadastro işleminin tamamlanması amacıyla kadastro tutanağının kadastro müdürlüğüne iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, Asliye Hukuk Mahkemesi ilamına atıf yapılarak tutanağın malik hanesini doldurur nitelikte ve gösterilen gerekçeyle çelişki oluşturur şekilde hüküm kurulmasında da isabet bulunmamaktadır. Davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.