YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3995
KARAR NO : 2009/4989
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 139 ada 12 parsel sayılı 207 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş ve tutanağın aslı 3402 sayılı Yasa’ nın 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Torul Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan çekişmeli taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası sonunda, 19.3.2008 tarih ve 2006/170 esas 2008/52 sayılı karar ile davanın kabulüne, 139 ada 12 parselin Hazine adına yol vasfıyla tespit ve terkinine, kamulaştırma bedelinin 24.615,99 YTL olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.3.2008 tarih ve 2006/170 esas sayılı dosyasındaki davanın çekişmeli parselin aynına ilişkin ihtilaf olmadığından Kadastro Mahkemesi olarak karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının Torul Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.3.2008 tarih ve 2006/170 esas, 2008/52 sayılı kararı gereği işlem yapılmak üzere Torul Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmakla birlikte, ulaşılan sonuç ve kurulan hüküm isabetsiz bulunmamaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun değişik 19.maddesi uyarınca genel mahkemeye açılan tescil davaları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi nedeniyle res’en Kadastro Mahkemesine devredilmesi gereken davalardan olmayıp, bu dava nedeniyle kadastro tutanağının malikhanesi açık bırakılarak tutanağın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi isabetsizdir. Hal böyle olunca, mahkemece olağan usullere göre kadastro işleminin tamamlanması amacıyla kadastro tutanağının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, Asliye Hukuk Mahkemesi kararına atıf yapılarak tutanağın malikhanesini doldurur nitelikte ve gösterilen gerekçeyle çelişki oluşturur şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya uygun değildir. Davacı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.