YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4002
KARAR NO : 2009/3831
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 445 ada 5 parsel sayılı 1.402,88 metrekare, yüzölçümündeki taşınmaz, sit alanı sınırları içerisinde kaldığı belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli parselin adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığı hususunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Zirai bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinde kireç taşları ve makiler olduğu, % 25 eğimli olan taşınmazın tamamının boş ve imar-ihyasının tamamlanmamış halde olduğu, 8-10 yıldır ekilmediği, tarım dışı arazi niteliğinde olduğu, jeolog bilirkişi raporunda da, üzerindeki baskın unsurun kayalık ve çalılık olup taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklarca taşınmazın birkaç yıldır ekilmediğinin ifade edilmiş olması, mahkeme gözleminde de taşınmazın halen ekili olmadığı, üzerinde otsu bitkiler ile yer yer 1,5 m boyunda çalılıklar bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında davacı lehine zilyedlikle iktisap şartlarının oluştuğundan söz edilemez. Bu durumda, davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.