YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4122
KARAR NO : 2009/4838
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 186 ada 16 parsel sayılı 2683422.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve davacı ve bir kısım mirasçıların beyanları dikkate alınarak çekişmeli 186 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 07.04.2008 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacının murisi olan … ‘nin mirasçılarından … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı vergi kaydının çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünü kapsadığı, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, bu bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza ait toprak komisyonunca düzenlenen belirtmelik krokisi ve ekleri getirtilmemiş, toprak komisyonunca düzenlenen harita ile kadastro paftası yöntemince çakıştırılmamış, davacı dayanağı vergi kaydının toprak komisyonunca uygulanıp uygulanmadığı araştırılmamış, toprak komisyonunca düzenlenen haritada … adına gösterilen yerin kadastro sonucunda hangi yere tekabül ettiği üzerinde durulmamış, taşınmazın temyize konu bölümünün niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmamış, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen temyize konu bölümü yönünden zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamış, davacı dayanağı vergi kaydının batı hududundaki Süleyman tarlasının nereye tekabül ettiği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ile çekişmeli taşınmaza ait toprak komisyonunca düzenlenen komisyon haritası, belirtmelik krokisi ve ekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf ve zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılarak dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden; geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulundan; komşu taşınmazların toprak yapısı ile karşılaştırma yapılmak suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden toprak komisyonunca düzenlenen harita ile kadastro paftasının yöntemince çakıştırılması istenilmeli, toprak komisyonunca düzenlenen haritada … adına gösterilen yerin kadastro sonucunda hangi yere tekabül ettiği önemle belirlenmeli, davacı dayanağı vergi kaydının toprak komisyonunca uygulanıp uygulanmadığı araştırılmalı, davacı dayanağı vergi kaydı toprak komisyonunca uygulanmış ise vergi kaydına nerden kapsam tayin edildiği üzerinde durulmalı, davacı dayanağı vergi kaydının batı hududundaki Süleyman tarlasının nereye tekabül ettiği açıklığa kavuşturulmalı, Süleyman yerinin mera parseli içerisinde kaldığı sonucuna varıldığı takdirde vergi kaydının taşınmaza uymadığı nazara alınmalı, çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.