Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4308 E. 2009/6705 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4308
KARAR NO : 2009/6705
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 31, 108 ada 251, 287, 303, 383 ve 416 parsel sayılı 3.122,18, 3.396,88, 4.361,11, 1.778,51, 2.730,07 ve 2.502,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, yasal süresi içinde irsen intikal ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin payları oranında ortak muris … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’dan kaldığı, paylaşılmadığı, her ne kadar davalı çekişmeli taşınmazları babasından 05.05.1986 tarihli köy senedi ile satın aldığını iddia etmiş ise de, senedin şekli şartları taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taraflar iddia ve savunmalarını her türlü yazılı delille, bilirkişi ve tanık beyanları ile ispat edebilir. Tapusuz taşınmazların satışına ilişkin senedin resmi bir makam veya memurun iştiraki olmadan taraflarca düzenlenmiş olması satışın ispatı için yeterlidir. Bunun adi yazılı delil olduğunun kabulü zorunludur. Doğru sonucu varılabilmesi için, taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup getirtildikten sonra mahallinde keşif yapılarak, davalının dayanağını oluşturan 05.05.1986 tarihli satış senedinde yazılı sınırlar okunarak yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, bilirkişilerin zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle senedin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı senette yazılı hususların doğru olup, olmadığı, kısaca, taşınmazın muris tarafından sağlığında davalıya satılarak zilyetliğin devredilip, devredilmediği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; taşınmazların kim tarafından ne şekilde kullanıldıklarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.