YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4362
KARAR NO : 2009/4646
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 28, 146 ada 6, 148 ada 108, 111, 116, 132, 133, 135, 136 ve 137 parsel sayılı 8750 m2, 39500 m2, 15000 m2, 11000 m2, 7000 m2, 12750 m2, 3000 m2, 4000 m2, 13750 m2 ve 12000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 115 ada 28 sayılı parsel emlak kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 148 ada 108, 111 ve 116 sayılı parseller tapu kaydı nedeniyle 108 sayılı parsel …, 111 ve 116 sayılı parseller … adına, 146 ada 6, 148 ada 132, 133, 135, 136 ve 137 sayılı parseller kayıt miktar fazlası olmaları nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, Asliye Hukuk Mahkemesinde irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda keşif parasının verilen kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacı tarafça keşif avansını mahkeme veznesine depo edilmediği, davacının mevcut dosya kapsamına göre de davasını ispat edemediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. HUMK’nun 414.maddesinin davada ispat külfeti kendisine düşen davacı aleyhine uygulanabilmesi için dosyanın keşfe hazır hale getirilmesinden sonra, belirlenecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masraflar kalemler halinde gösterilip bu ücretlerin yatırılması için ilgililere makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin muhatabına ulaşılabilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmelidir. Mahkemece hükme esas alınan ara kararı belirtilen özellikleri taşımamaktadır. Keşif heyetini keşif yerine götürecek vasıta giderine değinilmediği gibi, ara kararı ile keşif giderinin keşif gününe kadar yatırılması şeklinde karar verilmiştir. Belirlenen keşif giderlerinin keşif günü yatırılmış olması halinde davetiyelerin muhataplarına ulaşabilmesi için yeterli süre kalmayacağı, bu durumda keşfin yapılmasının olanaksız olduğu açıktır. Yapılamayacağı önceden belli olan keşif için taraflara külfet yüklenmesi; usule ve yasaya uygun bulunmayan ara kararına uyulmadığı gerekçesi ile davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.