Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4741 E. 2009/4974 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4741
KARAR NO : 2009/4974
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Ozanlı Köyü çalışma alanına dahil bulunan 112 ada 8 ve 11 parsel sayılı ve Kürüm Köyü çalışma alanına dahil bulunan 105 ada 35 ve 37; 111 ada 7; 128 ada 24 ve 27; 130 ada 10; 140 ada 10; 144 ada 13; 146 ada 6 ve 29 ve 141 ada 1 parsel sayılı 10250, 4750, 6829, 3642, 122, 6238, 9732, 1000, 2616, 2941, 3025, 5522 ve 6625 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parseller tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişme konusu 112 ada 8 sayılı parselin müdahil davacı … adına, 112 ada 11 sayılı parselin veraset ilamındaki payları oranında adına, müdahil davacı İsa … mirasçıları 105 ada 35 sayılı parselin Hazine adına, 105 ada 37 sayılı parselin … oğlu … adına; 111 ada 7, 128 ada 24, 27, 130 ada 10 sayılı parsellerin … oğlu … adına, 140 ada 10 sayılı parselin … oğlu … adına; 144 ada 13 sayılı parselin … oğlu … adına, 146 ada 6 sayılı parselin 1/3’er paylarla … evlatları …, … ve … Kara adına, 146 ada 29 sayılı parselin … oğlu … adına, 141 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı ile taralı 957.02 metrekarelik kısmının veraset ilamındaki hisseleri oranında, … oğlu … mirasçıları adına kalan kısmının ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların tarafların ortak miras bırakanlarından kaldığı ve paylaşıldığı kabul edilerek ve mirasçıların müdahil davacılara satışları nazara alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların kadastro tespitleri sırasında … …’dan intikal ettikleri belirtilerek ve tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olan tescil davası nedeniyle malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Mahkemece keşifte tek bir mahalli bilirkişi dinlenilmiş ve taşınmazların bir kısmının … …’dan intikal etmediği, çekişme konusu 112 ada 8 ve 11 sayılı parselin müdahillere satışını ve kimin kullandığını bilmediği yönünde hüküm kurmaya yeterli olmayan beyanı esas alınarak
karar verilmiştir. Yine çekişmeli 141 ada 1 sayılı parselin kadastro tesbitinde köyün ortak kullanımındaki harman yeri olduğu belirtildiği ve komşu parsele uygulanan vergi kaydı da taşınmaz yönünü “harman” olarak okuduğu halde, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde genel harman yeri olup olmadığı araştırılmamıştır. 105 ada 35 sayılı parselin kadastro tespitinde 1937 tarihli vergi kaydı uygulanarak ve … …’ya ait olduğu belirtilerek O’nun satışı ile … Kılıç’a O’nunda … …’a hibe ettiği belirtildiği halde ve Mahkemece de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi gereğince re’sen hak sahibinin araştırılması ve gerektiğinde ilgilisinin davaya dahil edilmesi suretiyle gerçek malikin belirlenmesi gerektiği de göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş olması da yerinde değildir. Ayrıca kabule göre bir kısım taşınmazların … … mirasçısı … mirasçılarından bazıları adına tescil kararı verilmiş ise de, … mirasçıları arasında paylaşıldığı sabit olmadığı gibi, … tespit tarihinden sonra yargılama sırasında ölmüş olduğundan, mahkemece tespit günü itibariyle mevcut duruma göre karar verilmesi gerektiğinin gözardı edilerek tespit tarihinden sonraki paylaşım esas alınarak karar verilmiş olması da isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmazlar başında yeniden elverdiğince yaşlı ve yansız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, ziraat bilirkişi ve fen bilirkişi katılımı ile keşif’ yapılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, miras bırakan … …’ya veya başka şahsa ait ise O’nun ölümünden sonra terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise kime isabet ettiği, her bir mirasçıya miras payına karşılık olmak üzere mirasçılara ne verildiği, 112 ada 8 ve 11 sayılı parsellerin tespitten önce müdahiller … ile İsa …’e satılıp satılmadıkları ve bu parselleri kimin ne zamandan beri kullandığı, 14l ada 1 sayılı parselin kamu orta malı niteliğinde genel harman yeri olup olmadığı, 105 ada 35 parselin kime ait olduğu, kimin ne zamandan beri kullandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, varsa satış senedi tanıkları dinlenerek senet kapsamı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları taşınmazlara uygulanan ve uyduğu belirlenen kayıtlarla ve komşu parsellerinin tutanakları ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişki gerektiğinde yüzleştirilme yapılmak suretiyle giderilmeli, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraat bilirkişiden taşınmazların toprak yapısı, özellikle 141 ada 1 sayılı parselin niteliği hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, adına belgesizden tescil kararı verilecek tüm kişiler hakkında 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen sınırlamalar ile ilgili usulüne uygun araştırma yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30.maddesi gereği gözönünde bulundurularak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit günü itibariyle mevcut duruma göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASıNA, 06.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.