Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4860 E. 2009/5760 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4860
KARAR NO : 2009/5760
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 878 ada 6 parsel sayılı 76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 878 ada 6 sayılı parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalının dayandığı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, taşınmazın bir kısmına uyan Hazineye ait tapu kaydının tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle ile iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi yapılan değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı taraf iskan yolu ile oluşan 27.08.1949 tarih ve 148 sıra numaralı ve tescil yolu ile oluşan 13.03.1973 tarih ve 12 sıra numaralı iki ayrı tapu kaydına dayanmıştır. Tapu kayıtları nizalı parsel ile birlikte kesinleşen dava dışı 5 ve 7 sayılı parsellere de revizyon görmüştür. Hazine ise toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan 02.01.1964 tarih ve 373 sıra numaralı tapu kaydına dayanmış tapu kaydı kadastro tespiti sırasında dava dışı 878 ada 28 ve 30 sayılı parsellere uygulanmıştır. Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmaları sırasında 27.06.1963 tarihli belirtmelik tutanağında 1686 parsel olarak gösterilen taşınmaza 27.8.1949 tarih ve 148 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak bu kayıt batı hududu itibarı ile gayri sabit sınırlı kabul edilmek suretiyle miktar fazlasının Hazine adına belirtildiği, tablandikatifte ise 1686 noda … varisleri adına 76500 metrekare olarak gösterildiği anlaşıldığı halde, kayıt miktar fazlası için Hazine adına tapu kaydı oluşup, oluşmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, taşınmazın bir kısmının Toprak Tevzi çalışmalarında taşlık olarak bırakıldığı ve bu kısma sonradan 13.3.1973 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydı ile Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.05.1972 tarih ve 1971/61 esas, 1972/26 karar sayılı tescil ilamı ile tapu oluşturulduğu, tescil ilamında Hazinenin taraf bulunduğu ve tescil krokisinin bulunduğu anlaşılmasına rağmen, Mahkemece tapu kayıtları getirtildiği halde mahallinde yeterli şekilde uygulanıp kapsamları belirlenmemiş, iskanen oluşan davalı taraf tapusunun haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Hazinenin de taraf olduğu ve taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden tescili ilamı ile oluşan tapu kaydının haritası uygulanmak suretiyle kapsamı haritasına göre belirlenmemiştir. Hazine’nin dayandığı tapu kaydının dayanağı olan tevzi haritası uygulanak kaydın kapsamı belirlenmemiş;
./..

2009/4860-5760 Sh:2

uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü diğer parseller de nazara alınmamıştır. 27.08.1949 tarih ve 148 sıra numaralı tapu kaydının malikleri arasında taksimen ve irsen intikal ile davalı tarafa geçtiği beyan edildiği, kadastro tespitinde uygulanan diğer 13.03.1973 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydının 15.7.2003 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydına gittiği ve satış ile … oğlu …’a intikal ettiği halde tapu kaydına dayanan davalı tarafın kayıt maliki ile akti ya da irsi ilişkisi ortaya konulmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası, davalının dayandığı 27.8.1949 tarih ve 148 sıra numaralı tapunun varsa haritası, Toprak tevzi komisyonunca 27.08.1949 tarih ve 148 sıra numaralı tapu kaydı miktar fazlası için Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuş ise bu tapu kaydı ve dayanağı haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları, kadastro paftasıyla ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, kapsam belirlenirken tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ve kesinleşen dava dışı parseller de dikkate alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi kayıt malikleri ile davalının akdi veya irsi ilişkisi hakkında ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda davalı dayanağı 13.3.1973 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydı tescil krokisi kapsamında kalan bölümün, son tapu maliki ile akdi ya da irsi ilişkisinin kanıtlanması halinde davalı adına, yine 27.8.1949 tarih ve 148 sıra numaralı iskan tapusunun varsa haritasına göre kapsadığı alanın davalı adına tesciline karar verilmelidir. Söz konusu 27.8.1949 tarih ve 148 sıra numaralı tapu kaydının haritasının veya uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde batı hududu gayri sabit hudutlu olduğu ve aynı kaydın uygulandığı 878 ada 5 ve 7 sayılı parselleri batıdan çevreleyen 878 ada 19 sayılı parselin mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılması nedeniyle de kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, davalıya ait tapu kaydı miktar fazlası Hazine’ye ait tapu kaydı kapsamında ise davalı tarafın zilyetliğinin ancak iskan tarihinden sonra başlayabileceği nazara alınarak Hazine tapusunun oluşumuna kadar gerekli olan zilyetlikle iktisap süresinin dolmadığı gözetilmeli, yapılan uygulama sonunda tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan yerler olduğunun saptanması halinde 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü, ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oyberliğiyle karar verildi.