Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4890 E. 2009/5619 K. 18.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4890
KARAR NO : 2009/5619
KARAR TARİHİ : 18.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 1 parsel sayılı 1735,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın bir kısmının köy boşluğu olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün eski kilise yeri niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümün tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünün öncesinin metruk kilise yeri olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilerek bu bölümün Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro sırasında çekişmeli 117 ada 1 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal ve zilyetliğe dayalı olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Köy Tüzel Kişiliği taşınmazın köy boşluğu olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Hazine tarafından bu tespite karşı bir dava açılmadığı gibi, … tarafından açılan davaya usulüne uygun katılımı da bulunmamaktadır. Davada, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 30/2. maddesinde sayılan üç ayrık halden hiç birisi mevcut değildir. Bu durumda hakimin gerçek malik araştırması yapıp, davada taraf olmayan kişi veya kuruluş adına tescil kararı vermesi mümkün değildir. 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 74. maddesi uyarınca hakim, taraflarının iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Hal böyle olunca mahkemece, taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden de davanın reddine ve taşınmazın tamamının tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.