Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4957 E. 2009/5820 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4957
KARAR NO : 2009/5820
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 168 ada 104 parsel sayılı 21.531 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın murisi … mirasçıları adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince ispatlanamayan davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ilk defa 13.10.2008 tarihli oturumda yokluğunda davacı tarafa keşif için gerekli masrafı yatırması hususunda kesin süre ihtaratında bulunulmuş davacıya davetiye tebliğ edilmemiştir. 17.11.2008 tarihli oturumda önceki ara kararı tekrarlanarak keşif günü olarak 19.12.2008 tarihi belirlenmiş, 26.11.2008 tarihinde davacıya ihtarlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davacının katılmadığı bir sonraki oturum olan 26.01.2009 tarihinde 10.02.2009 tarihinde yeniden keşif yapılmasına karar verildiği halde davacıya davetiye çıkartılmamıştır. Mahkemece keşif için gerekli masrafın yatırılması hususunda kesin süre ihtarları önceki ara kararlara atıfta bulunmak suretiyle yapılmıştır. Mahkemece 13.10.2008 tarihli ara kararında keşif masrafının yatırılacağı kesin sürenin son günü “keşif günü mesai saati bitimi” olarak belirlenmiş olup, sonraki keşif ara kararlarında bu ara karara atıfta bulunularak keşif günü belirlenmiştir. Keşif masrafının keşif günü yatırılması halinde bilirkişi adayı ve tanıklara çıkarılacak davetiyeler için ayrılan süre yeterli bulunmamaktadır. Bilirkişi adayı ve tanıklar adına çıkarılacak davetiyeler için verilen sürenin yeterli olmadığı açıkça belli olan bu ara kararına dayanılarak keşif delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilemez. Süreler tayin edilirken Tebligat Tüzüğü’nün 12. maddesinin mutlaka gözönünde bulundurulması gerekir. Tüzüğün anılan maddesine göre “Tüzüğün 8. maddesinde sayılan vasıtalarla yapılanlar dışındaki her nev’i tebliğ evrakı ve davetiyelerin alakalılara ulaşması ve alakalıların tebliğin veya davetiyenin icaplarını yerine getirebilmesi için bu evrakı çıkaran merci tarafından tayin edilecek müddetin hesabında evrakın gönderileceği mahallin yakınlık veya uzaklığı, mevsimin yaz veya kış olması, nakil vasıtalarının durumu gibi hususlar nazara alınır. Bu suretle tayin edilecek müddet, tebliği çıkaran merciin bulunduğu köy veya belediye hududu dahilinde tebligat yapılacaksa 3 günden, köyde veya aynı vilayetin diğer bir kazasında tebligat yapılacaksa 15 günden, diğer bir vilayet içinde tebligat yapılacaksa 1 aydan az olamaz” hükmü yer almış bulunmaktadır. Buna göre ara kararı yasal unsurları
./..
2009/4957-5820 S/2

taşımamaktadır.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesinin ara kararı gereğini yerine getirmekle yükümlü taraf aleyhine uygulanabilmesi için dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra yapılacak oturumda keşif gününün belirlenip keşif için gerekli hakim, katip, mübaşir, taraf tanıkları, yerel bilirkişi adayları, teknik ve uzman bilirkişi ücreti tanık ve bilirkişilere çıkarılacak davetiye masrafları ve araç gideri kalemler halinde saptanıp davacı tarafa keşif masrafını yatırması için makul süre verilerek, masraf yatırıldığında arazi başında keşif yapılıp, tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.