Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4993 E. 2009/8679 K. 16.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4993
KARAR NO : 2009/8679
KARAR TARİHİ : 16.12.2009

MAHKEMESİ : Torbalı İcra Mahkemesi

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar … …, …, … … ve …’ in beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma istemli tebliğamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklar … … ve … haklarında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere kararda yazılı gerektiriği nedenlere, sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 333/a.maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde,bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine…” cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı,öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un l8.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, şüphelilere yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında 24.8.2005 tarihli şikayet dilekçesi ile açılan davada haklarında şikayet bulunmayan sanıklar hakkında kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
Sanıklar … … ve … haklarında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonucunda ise;
Atılı suçun oluşabilmesi için, tebliğ edilen ödeme/icra emrinde borcun ödenmesi için verilen sürenin son günü itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları gerekmektedir. Müşteki vekilinin böyle bir iddiası bulunmadığı gibi, sanıkların borçlu … Yatakları San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi ve ortakları olmadığı gibi, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere borçlu şirkete ait malvarlıklarının … Yatak Mobilya San. ve Tic. A.Ş.’ye aktarıldığının kabulü halinde dahi atılı suçun oluşabilmesi için İİK’nun 333/a maddesinde “… bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması…” şartına bağlandığı ve iddia olunan eylemin subutu halinde sanıklar hakkında İİK’nun 331. maddesinin uygulanabileceği dikkate alınması gerektiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK 366. maddesi uyarınca ONANMASINA 16.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.