YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5024
KARAR NO : 2009/7857
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ : Kadıköy 1. İcra Mahkemesi
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar … ve …’nin beraatlerine, alacaklıları zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıkların ayrı ayrı İİK’nun 331, TCK’nun 50/1-a, 52/2.maddeleri gereği 3.600.00TL ve 400.00TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müştekiler vekili ve sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden,Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerekticiri nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, sanıklara isnat edilen eylem İİK’nun 333/a maddesinde “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, sanıklar hakkında İİK’nun 333/a maddesinin uygulanabilmesi için eylemlerinin başka bir suç oluşturmaması gerekli olup, eylemlerinin niteliğine bakıldığında anılan Yasa’nın 331. maddesinde yaptırım altına alınan alacaklıdan mal kaçırma kastiyle mevcudunu eksiltmek suçunu oluşturabileceğinin anlaşılmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alacaklıları zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçuna ilişkin olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonucunda ise;
1- Anayasa’ nın 141. , CMK’ nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eylemlerinin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve mahkumiyete ilişkin kabulün hangi deliIlere dayandığı açıklanmadan, gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2- 12.11.2008 tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinden, sanıkların kurucu ve yöneticisi oldukları şirketlerin yasal defter ve belgeleri sunulmadığı gerekçesiyle incelemenin mübrez Vergi Daireleri yazıları ve ekleri ile kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerindeki 2005-2006 yıllarına ait bilanço ve kar-zarar tabloları esas alınarak raporun düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında, bilirkişi incelemesinin Dairemizin 6.2.2007 gün ve 2006/5614-2007/226 sayılı bozma kararına uygun olarak yapılmadığını göstermektedir. Hal böyle olunca zabıta marifetiyle sanıkların yöneticisi ve kurucusu oldukları, … İnşaat Taahhüt Turizm İmalat ltd. … İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş, … İnşaat Taahhüt Sanayi ve Tic. A.Ş. … … Otomotiv İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti., … Enerji Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti., Mavi Işık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., … İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.,S.S. … … Konut … Koop., … Basım Yayın Kırtasiye ve Eğitim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’lerine ait defter ve belgeler zabıta marifetiyle getirtilerek, borçlu şirketle özellikle sanıkların kurucu ve yöneticisi olduğu şirketler arasında mal, para, vs. devri olup olmadığının, borçlu şirkete ait banka hesaplarındaki paraların özellikle yeni şirket kurulmasına harcanıp harcanmadığı hususlarında akibetleri yönünden inceleme yaptırılarak ek bilirkişi raporu alınmasını takiben sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.