Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/504 E. 2009/1153 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/504
KARAR NO : 2009/1153
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 1. İCRA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu Cumaali Hacıoğlu’nun 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Küçükçekmece 1.İcra Mahkemesinin 24.04.2007 tarihli ve 2006/6696-2007/1556 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğünün 2006/11800 sayılı takip dosyasında ödeme emrine ilişkin tebligatın adı geçen borçlu sanığa, Tebligat Kanunu hükümlerince usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle süresinde mal beyanında bulunmama suçu oluşmayacağından, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemekle, kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.03.2008 gün ve 15231 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.04.2008 gün ve K.Y.B.2008/70003 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinde ödeme emrinin İstasyon Mah. Altınşehir Cd. Olimpia İş Merkezi N0:15 Küçükçekmece/İstanbul adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ görevlisince alıcısı borçlunun işe gittiğinden bahisle komşusuna haber verilip evrakın İstasyon Mahallesi muhtarına bırakıldığı ve kapısına 2 nolu formülün yapıştırıldığı hususu tebligat mazbatasına şerh düşülmüştür. Konu ile ilgili 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre; “bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları taktirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun bu adresten geçici olarak başka bir yere gittiğinin tespiti halinde tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda borçlunun iş yerinde bulunmadığına dair tebligat belgesinde bir açıklık bulunmadığı gibi işyerinin kapalı olduğu da belirtilmemiştir. Bu haliyle tebligat usulsüzdür. Nitekim Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 06.03.2007 tarih ve 2007/1323-4085 sayılı bozma ilamında bu şekilde tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek yerel mahkemenin kararını bozması üzerine
mahkemesince şikayet kabul edilerek davacının 06.11.2006 tarihinde ödeme emrini tebellüğ etmiş sayılmasına dair 31.05.2007 tarih 2007/363-2007/603 sayılı kararının 12.06.2007 tarihinde kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca borçlunun beraati yerine cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görülmekle Küçükçekmece 1.İcra Mahkemesinin 24.04.2007 tarihli ve 2006/6696-2007/1556 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu … hakkında mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı disiplin hapsi ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine, için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.