Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5110 E. 2009/8030 K. 20.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5110
KARAR NO : 2009/8030
KARAR TARİHİ : 20.11.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 101 ada 127 ve 129, 111 ada 24 ve 125 ada 4 parsel sayılı 2286.52, 7083.35, 5290.55 ve 7298.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, satın alma kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiş ve kadastro mahkemesinde dava açılmadan 25.03.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar … ve … vekili, 07.12.2006 havale tarihli dilekçesiyle tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların murisi …’nin çekişmeli taşınmazlardaki payının davalılara satıldığı ve satış tarihinden itibaren taşınmazlarda davalıların zilyet olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar çekişmeli taşınmazların kök murisleri … ve …’den anneleri …’a intikal ettiğini, ondan da kendilerine kaldığını iddia etmişler ve … ile …’nin de paydaş oldukları tapu kayıtlarını ibraz etmişlerdir. Mahkemece, davacılar dayanağı tapu kayıtları tüm tedavülleriyle getirtilerek keşifte uygulanmamış, Naciye dışındaki tapu malikleri ile taraflar arasında miras ilişkisi olup olmadığı, davacıların kök murisleri olduğunu … sürdükleri … ile davacılar arasında ne tür bir miras ilişkisi olduğu belirlenmemiştir Doğru sonuca varılabilmesi için davacıların dayandığı tapu kayıtları tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, davacılardan hangi parsel için hangi tapu kaydına dayandıkları sorulmalı, tüm tapu malikleri ile taraflar arasındaki miras ilişkisi kesin olarak belirlenmeli, mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların davacılar dayanağı tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları, tapu kayıtları kapsamında kalıyorlarsa tapu malikleri arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, davacıların murislerine isabet edip etmediği, çekişmeli taşınmazlar tapu kayıtları kapsamında kalmıyorsa taşınmazın ilk malikinin kim olduğu, kimden kime ne zaman intikal ettiği, kimin ne zamandan beri

taşınmazlara ne suretle zilyet olduğu, davalıların dayandıkları satış senedinde davacıların murisi … dışında da satıcılar bulunduğuna göre …’nin taşınmazların tamamında … olup olmadığı, satış senedinde tarih olmadığına göre satış ve zilyetliğin davalılara devrinin tam olarak ne zaman yapıldığı, tespit tarihine kadar davalılar zilyetliğinin yirmi yıla ulaşıp ulaşmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşfi ve uygulamayı gösterir kroki düzenlettirilmeli, davacılar kök murisleri olduğunu … sürdükleri … ile kök murisleri … ve onlardan intikalen anneleri …’den gelen hakka dayandıklarına göre davacılar ile adı geçen murislerin davadışı mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunacağı göz önünde bulundurularak gerektiğinde terekeye temsilci tayin ettirilerek yada muvafakatleri alınmak suretiyle yöntemince taraf teşkili sağlanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.