YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5147
KARAR NO : 2009/6657
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilerek taşınmaz başında yerel bilirkişiler katılımı ile yeniden keşif yapılmak suretiyle davacı Hazine ve davalının dayandığı tapu kaydı hudutlarının uygulanıp hudutlarının zeminde gösterilmesi, dayanılan vergi kaydının kapsamının belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda olduğu, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, tarafların dayandığı kayıtların değişebilir hudutlu olup olmadığı ve hudutların taşıdığı özelliğin etraflıca sorulup saptanması, yapılan uygulama sonunda tarafların dayandığı tapu kayıtlarının çakıştığının belirlenmesi halinde, eski tarihli ve sahih esasa dayanan kayda değer verilmesi gerektiğinin nazara alınması, Hazine tapusunun taşınmazı kapsamadığı davalı tapu ve vergi kaydının taşınmaza ait olduğunun belirlenmesi halinde kayıtlardaki hudutların sabit olması halinde hudutlara değer verilmesi, aksi halde kayıt miktar fazlasının iktisabı yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde yazılı sınırlamanın nazara alınması gerektiği belirtilerek kabule göre de davacının ecrimisil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmemiş olmasının isabetsiz bulunduğuna” değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 73 sayılı parselin …., mirasçıları adına payları oranında tesciline, davacının ecrimisil talebi yönünden Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Göynücek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı, davalı tarafın dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaza uyduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Davacı Hazine, Temmuz 939 tarih ve 23 sıra numaralı, 295800 metrekare yüzölçümlü, davalı taraf ise, T.Evvel 1942 tarih ve 19 sıra numaralı 55140 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı ile 1938 tarih ve 19 tahrir numaralı 53000 metrekare yüzölçümlü vergi kaydına dayanmışlardır. Hazine tapusu doğuda “… …” olarak davalı tapu malikini okumaktadır. Mahkemece taşınmazın etrafını çevreleyen tüm komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilmemiş, taraf tapuları uygulanarak kapsamları tam olarak tespit edilmemiş, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından faydalanılmamıştır. Taşınmazın kuzeyindeki yoldan sonra gelen 98 ve 99 sayılı parsellerin hükmen kesinleşmesine neden olan dava dosyasındaki teknik bilirkişi krokisinde, tapu hududunda geçen “Varay yolu” gösterildiği halde Varay yolunun tespiti için bu krokiden faydalanılmamıştır. Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşifte yerel bilirkişiler davalı tapu kaydının mevkiini ve üç hududunu bilememişler, sadece Varay yolu hududunu göstermişlerdir. Oysa Hazine tapu kaydının mevkisinin uyduğu belirtilerek hudutları gösterilmiş ve teknik bilirkişi de raporunda gösterdiği hudutlar ile Hazine tapusunun zemine uyduğunu belirtmiştir. Buna göre, mahkemenin Hazine tapusunun uymadığı, davalı tapusunun taşınmaza uyduğu yönündeki kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Zira bir kaydın taşınmaza aidiyeti için mevkisi ve en az iki hududunun taşınmaza uyması gerekmektedir. Kaldı ki; kabule göre, Hazine tapusunun nereye uyduğu da belirtilememiştir. Davacı Hazine tapusu doğuda davalı dayanağı tapu kaydı malikini okuduğundan davalı tapusunun ihtiva ettiği taşınmazın davacı Hazine tapusunun doğusunda bulunduğu düşünülmemiştir. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen tüm komşu parseller, bu arada komşu …Köyü arazisinde kalan parsellerin de kadastro tespit tutanakları ve dayanağını oluşturan kayıtlar ile taşınmazın bulunduğu yere ait askeri haritalar ve varsa Hazinenin dayanağı tapu kaydına ait harita getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte tarafların dayandığı tapu kayıtları ve vergi kaydı mevkisi ve tüm hudutları ile uygulanarak zeminde tek tek gösterilmeli, gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, yerel bilirkişilerce gösterilen hudutlar teknik bilirkişi haritasında işaret ettirilmeli, Hazine tapusunun dayanağı harita varsa, uygulanarak; kapsamı haritasına göre belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği ve kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, beyanların doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davalı tapusunun kapsadığı yeri Hazine tapusunun doğusunda aramak gerektiği düşünülmeli, davacı Hazine tapusunun kuzeyinde geçen yol ile davalı tapusunun hududundaki “Varay” yolu ve vergi kaydındaki “odun yolu” askeri haritalardan ve komşu 98 ve 99 sayılı parsellerin dava dosyasındaki keşif sonucu ibraz edilen krokili rapordan faydalanılarak kesin olarak tespit edilmeli, vergi kaydının batısında geçen Milli Emlak hududunun kuzeydeki yoldan sondaki 71 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının maliki olduğu değerlendirilmeli, davalı şahsın tapu kaydı ve vergi kaydı yönünden bir kaydın bir yere aidiyetinin kabulü için mevki ve en az birbiri ile kesişen iki hududunun uyması gerektiği düşünülmeli, davalı tapu kaydındaki “…”, “… …” ve “…” hudutları da kesin olarak tespit edilerek tapu kapsamı belirlenmeli, kayıtların kapsamı saptanırken Hazine tapusunun hudutlarının zeminde mevcut olduğu ve doğuda davalı tapu malikini okuduğu üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.