Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5272 E. 2009/5773 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5272
KARAR NO : 2009/5773
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamlarında özetle; “Davalı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamının getirtilmesi, ilamda Hazinenin taraf olup olmadığı ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığının tespit edilmesi, davalı tarafın kayıt malikleri ile akdi ve irsi ilişkisinin tespiti için ilgilisinin onaylı nüfus kayıt örneği ve Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası da getirtildikten sonra taşınmaz başında yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılması, keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanmak suretiyle kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalara göre belirlenmesi, tescil ilamında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip, Hazineyi bağlayacağı gözönünde bulundurularak kaydın haritası kapsamında kalan taşınmaz bölümünün davalı adına tesciline karar verilmesi, davalının dayandığı tapu kaydının tescil krokisinin bulunmaması veya tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “bıhbıcık çayı” nın sabit sınır olup olmadığının araştırılması, bu sınırın gayri sabit sınır olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmesi, davalı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölüm hakkında ise tescil tapusunun ihdas tarihi ile Hazine tapusunun tesisi arasında 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından Hazine adına tescile karar verilmesi, tescil ilamında Hazinenin taraf olmadığının anlaşılması halinde, Hazineyi bağlamayacağı ancak güçlü delil niteliğinde olduğu, aksinin daha güçlü delil ile kanıtlanmasının olanaklı olduğu dikkate alınarak, Hazine tapusunun kapsamında kalan yer için tapunun oluştuğu tarihe kadar, Hazine tapusunun kapsamı dışında kalan yer için ise kadastro tespit tarihine kadar zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, tapu kayıtlarının iç içe girip girmediğinin başka bir deyişle tapu kayıtlarının örtüşüp örtüşmediğinin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararlarına uyularak ve her iki parsel hakkındaki dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile çekişme konusu 844 ada 5 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A1) ile gösterilen 14232.88 metrekarelik bölümü ile (C1) harfi ile gösterilen 5099.80 metrekarelik bölümünden oluşan toplam 19332.68 metrekarelik bölümünün davalı … adına, (B1) harfi ile gösterilen 46245.51 metrekarelik bölümünün Hazine adına tesciline, çekişme konusu ./…

2009/5272-5773 SH.2

844 ada 6 sayılı parselin rapor ve krokisinde (A2) harfi ile gösterilen 4147.12 metrekarelik ve (C2) harfi ile gösterilen 1554.41 metrekarelik bölümünden oluşan toplam 5701.53 metrekarelik bölümünün tespit gibi davalı … adına, (B2) harfi ile gösterilen 12754.49 metrekarelik bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili ve Davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 844 ada 5 sayılı parselin hükme esas alınan teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A1) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tapusu, (B1) harfi ile gösterilen bölümünün davacı Hazine tapusu kapsamında kaldığı, taşınmazın (C1) harfi ile gösterilen bölümünün ise taraf tapuları dışında kaldığı bu bölüm üzerinde davalılar yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği, diğer çekişme konusu 844 ada 6 sayılı parselin (A2 ) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tapusu, (B2) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine tapusu kapsamında kaldığı, (C2) harfi ile gösterilen bölümünün ise her iki taraf tapuları dışında kaldığı ve davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ancak bu şekildeki hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Kadastro hakimi doğru, infazda tereddüt uyandırmayan ve infaz edilebilir sicil oluşturmakla yükümlüdür. Çekişme konusu 844 ada 5 sayılı parselin yüzölçümü 55378.59 metrekaredir. Oysa mahkemece 5 sayılı parselin (A1) ile gösterilen bölümü 14232.88 metrekare, (B1) ile gösterilen bölümü 46245.51 metrekare ve (C1) ile gösterilen bölümü 5099.80 metrekare olmak üzere toplam 65578.19 metrekare olduğu şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu miktar, taşınmazın tespit sırasında belirlenen miktarını aşmaktadır. Yine 844 ada 6 sayılı parselin yüzölçümü 15347.20 metrekare olduğu halde Mahkemece (A2) ile gösterilen bölümü 4147.12 metrekare, (B2) ile gösterilen bölümü 12754.49 metrekare ve (C2) ile gösterilen bölümü 1554.41 metrekare olmak üzere toplam 18456.02 metrekare olarak yüzölçümünden fazlaya hükmedilmek suretiyle mahkemece parsellerin yüzölçümleri ile tescile karar verilen bölümlerin yüzölçümleri eşit olmayacak şekilde parsellerin yüzölçümünden daha fazla miktar için tescil kararı verilerek infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.