YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5311
KARAR NO : 2009/8942
KARAR TARİHİ : 24.12.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 287, 288, 289, 292, 293, 294, 295, 296, 297 ve 298 parsel sayılı 22250, 26500, 52500, 59100, 14500, 6250, 45250, 3600, 81375 ve 76500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, satış, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 287 ve 297 sayılı parseller eşit paylarla … ve …, 288 ve 294 sayılı parseller … … mirasçıları … … ve paydaşları adına miras payları oranında, 289, 292 ve 298 sayılı parseller 1/3’er paylarla … …, … ve … adlarına, 293 sayılı parsel …, 295 ve 296 sayılı parseller … adına tespit edilmiştir. … taşınmazların tamamında murisi …’ın 35/160 payı bulunduğunu, ileri sürerek … … 292 sayılı parselde, … ise 297 sayılı parselde yarı payların kendilerine ait olduğu iddiası ile itiraz etmişlerdir. Kadastro Komisyonunda itirazların reddine ancak 292 sayılı parselin yüzölçümünün 59100 m2 olarak düzeltilmesine ve 287, 288, 292, 293, 295, 296, 297 ve 298 sayılı parsellerin vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tesciline, 296 sayılı parsel üzerinde bulunan bağ çubuklarının … Demir’e, 297 sayılı parsel üzerindeki bağ çubuklarının Hüseyin ve …’ya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, 289 ve 294 sayılı parsellerin 79 tahrir nolu vergi kaydı malikleri adına 4/6 payı … …, 1/6’şar payı … … ve … … adlarına olmak üzere tesciline karar verilmiştir. Davacılar … oğulları …, ve … …, … mirasçıları; …, …, , …, … ve … … ile …, … ve …, satın alma, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların adlarına tescili isteği ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların 289 ve 294 sayılı parsellere yönelik davalarının husumet nedeniyle reddine ve komisyon kararı gibi 4/6 pay … …, 1/6 pay … … ve 1/6 pay … … adına tesciline, 294 sayılı parselin yüzölçümünün fen bilirkişisi …’nun 10.05.2007 tarihli raporunda belirtildiği şekilde 71050 m2 olarak düzeltilmesine, davacıların 287, 288, 292, 293, 295, 296, 297 ve 298 sayılı parsellere yönelik davalarının reddine ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince tapulama tutanağındaki miktarlarıyla mera olarak sınırlandırılarak özel siciline tesciline, 296 sayılı parselin yüzölçümünün fen bilirkişisinin 10.05.2007 tarihli raporunda belirttiği gibi 29360 m2, 292 sayılı parselin komisyon kararında belirttiği gibi
59100 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçısı …, davacı … oğulları …, …, davacı … vekili ve …, … … ile … … oğlu … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava konusu 289 ve 294 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 287, 288, 292, 293, 295, 296, 297 ve 298 parsel sayılı taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava konusu taşınmazlar kadastro sırasında mera niteliği ile sınırlandırılmadığı gibi, komisyon kararı ile de taşınmazların nitelikleri değiştirilmemiştir. Hazine veya Köy Tüzel Kişiliğinin taşınmazların mera olduğu iddiası ile açtığı bir dava bulunmadığı gibi, eldeki davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesinde belirtildiği şekilde hakimin re’sen araştırma yapmasını gerektiren bir durum da mevcut olmadığı halde taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre yukarıda belirtilen taşınmazların 23.07.1973 tarihli 1973/717 karar numaralı komisyon kararı gibi ve komisyon kararında belirtildiği şekilde üzerindeki muhtesatlar da gösterilerek tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.