YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/537
KARAR NO : 2009/1857
KARAR TARİHİ : 23.03.2009
MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Mahkemesi
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanık …’ın İİK’nun 333/a maddesi gereği 6 ay hapis ve 4.000.00 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Borçlu şirketin müseccel adresinde 23.12.2004 tarihinde yapılan haciz sırasında “… İnşaat Ltd.Şti”nin bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte borçlu … İnşaat, Nakliye, Sanayi ve Tic. Ltd. Şti’nin borcu ödeyebilecek güce sahip olup olmadığı, yine borçlu şirketin mal varlığını anılan şirkete devredip devretmediği, devretmiş ise bu devrin şirketi ödeme gücünden yoksun bırakıp bırakmadığı hususlarının belirlenebilmesi için her iki şirkete ait defter ve belgeler üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle karşılaştırmalı inceleme yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri yerine, eksik araştırma ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- 5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, “suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK nun 333/a maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile değişik İİK’nun 333/a maddesi ve 765 ile 5237 sayılı TCK’nunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 23.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.