Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5412 E. 2009/8083 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5412
KARAR NO : 2009/8083
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ : … 11. İCRA MAHKEMESİ

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar … ve… haklarında açılan davanın İİK’nun 349.maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılması gerekmeyip, İcra Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanması gerekmektedir.
İİK’nun 349/1-2.fıkralarına göre “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve saatte icra mahkemesinin huzuruna gelmeğe veya vekil göndermeğe mecburdurlar.”şeklindeki düzenlemeler gözönüne alındığında; Somut olayda … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.2.2007 gün ve 2007/7170 esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dava açılmış olması yargılama usulüne ilişkin İİK’nun 349. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen hükmü ortadan kaldırmayacağı, eş anlatımla iddianame ile dava açılması kamu davası niteliği kazandırmayacağı gözetilmeksizin ve yasada telefonla tebligat yapılması da düzenlenmemesine rağmen 12.3.2007 tarihli telefon tutanağı ile müşteki vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar edildiğinin kabulü ile duruşmaya gelmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de; müştekinin duruşmaya gelmemesi ve kendisini bir vekil ile de temsil ettirmediğinin anlaşılması durumunda açılan davada İİK’nun 349.maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, davanın düşürülmesine karar verilmesi,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 23.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.