YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5563
KARAR NO : 2009/8090
KARAR TARİHİ : 23.11.2009
MAHKEMESİ : … 10. İcra Mahkemesi
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanıklar … … ve … …’nin ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayetçi vekili 14.10.2005 havale tarihli şikayet dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe 21.5.2004 tarihinde sanıkların ortağı ve yöneticisi oldukları … Kardeşler Kund.ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine faturadan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin açılan alacak davasının … 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/432 esas, 2005/170 sayılı ve 14.4.2005 günlü ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini, … 5. İcra Müdürlüğünün 2005/5169 esas sayılı dosyasıyla yapılan ilamlı takibin, borçlunun, borcunu süresinde ödememesi ve aynı sürede icranın geri bırakılması yönünden bir kararı da dosyaya sunmaması ile kesinleştiğini, akabinde 7.6.2005 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ edildiği adrese fiili haciz için gidildiğinde, haciz mahallinin borçlu şirket ortağı sanık … … adına kayıtlı ayakkabı imalatı yapan işyeri olduğu ve 2005 yılında “… Ayakkabıcılık … …” ismiyle ticari faaliyete başladığının vergi levhasından anlaşıldığını, borçlu şirket merkezini bulmak gayesiyle haricen yapılan ticari sicil araştırmasında ise, şirketin, ayakkabıcılık sektöründe faaliyetlerine devam ettiğini, 30.12.2004 tarihinde şirket adresini değiştirdiklerini, haciz için bu adrese 18.7.2005 tarihinde gidildiğinde adresin tamamen kapalı ve boş olduğunu saptadıklarını, borçlu şirket yöneticisi sanıkların, alacak davasının neticesini ortadan kaldırabilmek için alacak davası dilekçesinin tebliğ edildiği ve haciz için gidilen ilk adresteki … yerini dava devam ederken (bilirkişi raporunun aleyhe olmasının da etkisiyle) 2005 yılının ilk günlerinde muvazaalı olarak şirket yöneticilerinden sanık … …’ye devretmek suretiyle İcra ve İflas Kanununun 333/a maddesinde yazılı suçu işlediklerini … sürerek cezalandırılması istemiyle şikayette bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, “İİK.nun 333/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için şirketin alacaklılarını zarara sokmak gayesiyle bir takım muvazaalı işlemlerle alacaklısının alacağına kavuşmasını engelleyerek şirket mallarının elden çıkarılmasını sağlamak olup şirketin ekonomik yönden verildiği şekilde faaliyetini sürdürememesinden dolayı borcun ödenmemesi halinde iddiaya konu eylemin gerçekleşmediği, boş olduğu belirtilen ….. Adresindeki şirket merkezinin boş olmasının başlı başına iddianın kanıtı olmayacağı gözetilerek …” gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilmiştir.
Dairemizin 2005/5559 esas sırasında kayıtlı dosyasında … 10. İcra Mahkemesinin 2007/491 esas sayılı dava dosyasının temyizen incelenmesinin talep edilmesi nedeniyle
yapılan tetkikatta, tarafları, borcun konusu ve icra takip dosyası (… 5. İcra Müdürlüğünün 2005/5169 esas sayılı) ile Dairemizin bu dosyasındaki tarafların, borcun konusunun ve takibe konu icra dosyasının aynı olduğu, incelemeye konu bu olayda müşteki vekili sanıklar hakkında İcra ve İflas Kanununun 333/a maddesinde yazılı ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan dolayı şikayette bulunmasına karşın Dairemizin 2009/5559 esas sayılı dosyası içerisinde yine … 10.İcra Mahkemesinin 2007/491 sayılı dosyasında aynı müşteki vekilinin aynı sanıklar hakkında anılan Yasanın 331/1. maddesinde düzenlenen alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan dolayı şikayette bulunduğu ve yargılama sonunda sanıkların beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanıklara isnat olunan ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 5358 sayılı Yasa’nın 4. maddesiyle değişik 333/a maddesinin 1. fıkrası, “ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde….” biçiminde tanzim olunarak yaptırım altına alındığı, diğer taraftan alacaklısını zarara sokmak kasdiyle mevcudunu eksiltmek suçu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 5358 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değişik 331. maddesinin 1. fıkrasında, “haciz yoluyla takip talebinden sonra veya talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği taktirde ….” şeklinde düzenlenerek müeyyideye bağlandığı ve müşteki vekilinin sanıklar hakkında hem İİK.nun 331/1. ve hem de aynı yasanın 333/a maddesiyle cezalandırılmaları istemiyle ayrı ayrı şikayet dilekçesi verip aynı mahkemenin ayrı esas numaraları altında yargılandıkları dikkate alındığında, bir suçtan dolayı sanıkların kanunun iki ayrı maddesinden dolayı cezalandırılmaları söz konusu olabileceğinden, bu durum hukuk devleti ilkelerine ve ceza kanunu prensiplerine aykırı olacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki anılan Yasanın 333/a maddesinin 1. fıkrasında yaptırıma bağlanan suçtan dolayı sanıkların cezalandırılabilmesi için, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç olmaması şartına bağlandığı da gözden kaçırılmamalıdır.
Hal böyle olunca bu dosyanın adı geçen sanıklar hakkında İİK.nun 331/1. maddesinde yazılı alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçuna ilişkin yargılamanın yürütüldüğü mahkemenin 2007/491 esas sayılı dosyasıyla birleştirilerek görülmesi gerektiği düşünülmeyerek yargılamaya devamla sanıklar hakkında atılı suçtan dolayı beraatlerine karar verilmesi isabetsizdir.
Temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.