Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5596 E. 2009/5214 K. 21.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5596
KARAR NO : 2009/5214
KARAR TARİHİ : 21.07.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 184 ada 10 parsel sayılı 200787,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 15 dönüm yüzölçümündeki taşınmazının dava konusu parsel içinde ölçüldüğü iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline, kalan bölümün tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılması zorunlu olduğu gibi taşınmazın dere yatağına sınır olması nedeni ile jeolog bilirkişi dinlenerek taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu hususlar yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, daha önce dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri ve jeolog mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş biçimi, taşınmazın ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tutanak bilirkişileri ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık olması halinde aykırılık giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazın önceki raporda belirlenen eğimi ve toprak yapısına göre ne tür zirai faaliyet yapıldığı ve zirai faaliyete elverişli olup olmadığı yönünden bilimsel verilere dayalı olarak rapor düzenlenmesi istenmeli, çekişmeli bölüm ile mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.