Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5805 E. 2009/7351 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5805
KARAR NO : 2009/7351
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 58 ve 110 ada 334 parsel sayılı 54996.57 ve 471.231,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların bir bölümünün murisleri Hacıbey … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 110 ada 334 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle; bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 102 ada 58 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle iktisap şartlarının lehlerine gerçekleştiğini ispatlayamadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 10.09.2007 tarihli keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi, çekişmeli taşınmazın dava konusu yapılan bölümünü davacıların murisi Hacıbey … ile davada taraf olmayan Şevket …’ın birlikte tarla olarak kullandıklarını Hazine ve 3.kişilerin hakları bulunmadığını belirtmiş, dinlenilen kadastro tespit bilirkişisi … Ekşi de aynı şekilde beyanda bulunmuştur. Keşifte hazır bulunan zirai bilirkişi raporunda taşınmazın davaya konu edilen ve fen bilirkişisinin krokisinde (C) harfi ile gösterilen 7822.16 m2’lik bölümünün %2-6 eğimde, 20 yıldan beri … arazisi olarak kullanılan III. sınıf … arazisi niteliğinde olduğu bildirildiği gibi, fen bilirkişisinin raporuna göre de, dava konusu bölümün, kuzeyde kuru dere, batıda davacıların babası Hacıbey … ile davada taraf olmayan paydaşları adına tespit edilerek kadastro tespiti kesinleşen taşınmaz, güneyde ise kişiler adına tespit edilerek tespiti kesinleşmiş bulunan taşınmazlarla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde yapılan keşifte kuru dere sınırı itibarı ile uzman jeolog bilirkişisinden rapor alınmamış, zilyetliğe ilişkin olarak tanık dinlenilmemiş, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları kadastro tespit tutanağı ile çelişmesine rağmen tespit bilirkişilerinin tamamının tanık sıfatıyla dinlenilmemiş
olması da isabetsizdir. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, davanın sonucunda yararı olmayacak yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları ile birlikte refakate 3 kişiden oluşan zirai bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişi alınarak yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı, kimler tarafından, hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı veya kesintiye uğrayıp uğramadığı gibi hususlar yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulup saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespitte aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri dinlenilmek suretiyle aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı, jeolog bilirkişisinden taşınmazın dere yatağı olup olmadığı veya dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı hususunda, üçlü ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliği ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı konusunda komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı biçimde rapor alınmalı, mahkemenin taşınmazın niteliği ve konumu hakkındaki gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, keşfe katılacak fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.