Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6083 E. 2009/7830 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6083
KARAR NO : 2009/7830
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 173 ada 1 parsel sayılı 1.134,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanım nedeniyle … adına arsa niteliği ile tesbit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin eşit paylarla davacılar … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların babası ve başka birkaç kişinin daha kullandığı özel harmanyeri olduğu ve davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenilen 1950 ve 1951 doğumlu yerel bilirkişiler ile 1942 doğumlu tespit bilirkişisi çekişmeli taşınmazın davacıların murisine ait harmanyeri olduğunu onun dışında da kullanan birkaç kişi olduğunu belirtirken, 1949 doğumlu davacı tanığı taşınmazı sadece davacıların murisinin harmanyeri olarak kullandığını söylemiştir. Taşınmazın özel ya da umuma ait harmanyeri olup olmadığı kesin olarak saptanmadığı gibi, taşınmazın doğusu …, batısı dere ile çevrili olduğu halde taşınmazın öncesinin … boşluğu veya … dere yatağından elde edilip edilmediği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı da belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde uzman ziraatçi ve Jeolog ile yerel bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, harman dökmenin ne zaman bırakıldığı, umuma ait harmanyeri olup olmadığı, taşınmazın etrafının çevrili olup olmadığı, ne zamandan beri boş olduğu, taşınmazın tamamının veya bir bölümünün … ya da dere yatağından elde edilip edilmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, Jeolog ve ziraatçı bilirkişiden arazinin niteliğini ve öncesinin dere yatağı olup ./…

olmadığını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları da bilirkişi raporlarına eklenmeli, taşınmazın sınırları fen bilirkişisi tarafından fotoğraf üzerine işaretlenerek gösterilmeli, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi konusunda yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında doğacak çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de taşınmazın başında dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmamış olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.