Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6389 E. 2009/6632 K. 16.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6389
KARAR NO : 2009/6632
KARAR TARİHİ : 16.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 102 parsel sayılı 600842,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olması nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 8531,13 metrekarelik bölümünün tarla niteliği ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle elbirliği mülkiyet halinde davacı … ve müşterekleri adlarına, kalan 592311,31 metrekarelik bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’un taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verilen bölümüne yönelik, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece çekişmeli 103 ada 102 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişilerin raporunda (A) harfi ile gösterilen 8531,13 metrekarelik bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyedlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece bu husus yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, daha önce dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, ziraat mühendisi bilirkişinin
raporunda çekişmeli taşınmazın 30-35 senedir kullanılmadığını, mahalli bilirkişi ile tespit bilirkişisi taşınmazın davacılar ve murisleri tarafından kullanıldığını beyan etmeleri karşısında, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeli, 3 kişilik, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak eski raporu da irdeler şekilde, bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan veren ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.