YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6460
KARAR NO : 2009/6084
KARAR TARİHİ : 02.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 158 ada 28 parsel sayılı 1803,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalılar …, …, …, … adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 158 ada 28 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından uzun yıllar çayırlık olarak kullanıldığı, daha sonra terör tehlikesi nedeniyle taşınmazın kullanılamamış olmasının davalıların hak kaybına neden olmayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler çekişmeli taşınmazın yayla olduğunu, ziraatçi bilirkişi ise taşınmazın mera olduğunu belirtmiş oldukları halde özel mülkiyet konusu olduğu kabul edilerek davalılar adına tescil kararı verilmiş ise de, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmazın niteliğinin tam olarak belirlenmesi zorunludur. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve ziraat mühendisi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin kimden, kime ne şekilde intikal ettiği, taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğu, bir başka deyişle tarım arazisi, özel çayır, mera ya da yayla niteliklerinden hangisini taşıdığı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında ve mahalli bilirkişi anlatımları ile ziraatci bilirkişi açıklamaları arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraat mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın niteliğini bildirir biçimde bilimsel verilere dayalı uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.