Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6468 E. 2010/2574 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6468
KARAR NO : 2010/2574
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Müdahil davacının dayandığı ve murisi adına olan 17.12.1947 tarihli tapu kaydı ile dayanağı 1.11.1947 tarihli tescil krokisi uygulanarak, buna göre nizalı parsellerin kadastro tespiti ile belirlenen geometrik durumu ve miktarı içinde kalan kesimlerinin miktarını belirtir şekilde ayrıntılı krokili rapor alınması, bu kesimlerin kayıt sahibinden müdahil davacı …’e ne şekilde intikal ettiğinin araştırılması, kayıt sahibinden müdahil davacıya intikal ettiğinin anlaşılması halinde kayıt kapsamında ve davalı taşınmazlar içinde kalan bölümlerin tapu kaydı nedeniyle müdahil davacı adına tescili gerektiğinin düşünülmesi, davacı yönünden ise taşınmaz başında yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişteki durumu, niteliği, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi, sürdürülüş biçimi, intikal ve tasarrufu, Menderes Nehrinin taşmasından önce iktisabı sağlayan zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında bilgi alınması, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi, taşınmazların belli bir süre sular altında kalmasının iradi terk anlamına gelmeyeceğinin düşünülmesi, ziraatçi ve jeologlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan taşınmazların öncesinin ne olduğu, toprak yapısı, özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı rapor alınması, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, düzenlettirilecek krokide Menderes Nehrinin eski ve yeni konumunun gösterilmesi, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemiyeceği ve iktisap şartlarının gerekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak saptanması”gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı … müdahil davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile çekişme konusu 107 ada 1, 107 ada 2 sayılı parseller ile 107 ada 3 sayılı parselin teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (3-A) ile gösterilen 1739.21 metrekarelik bölümünün müdahil davacı … adına, 107 ada 3 sayılı parselin (3-B) harfi ile gösterilen 3308.79 metrekarelik bölümü ile 107 ada 4 sayılı parselin ise davacı … adına tescline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.