YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6551
KARAR NO : 2009/7166
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 1 parsel sayılı 8930 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kayalık niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 113 ada 1 sayılı parselin tespit gibi davalılar adına payları oranında tesciline, arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğu hususunun tapu kayıtlarına şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabül edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Hazine tarafından taşınmazın kayalık vasfında olduğu ileri sürülerek dava açılmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen 16.11.2007 tarihli ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın % 8-13 eğimli olduğu ve yer yer kayalıklar bulunduğu belirtildiğinden taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Taşınmazın etrafındaki yoldan sonraki komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilerek taşınmaz yönünü ne olarak okudukları da denetlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın dört tarafını çevreleyen yollardan sonraki komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra, mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve zilyetlik tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönünde maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, uzman ziraat bilirkişi kurulu ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmaz bizzat gezilip görülüp, taşınmazın fotoğrafları çektirilerek, mahkemenin taşınmazın konumu, toprak yapısı, meyil durumu, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özelliklere ilişkin gözlemi zabta geçirilmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten ayrıntılı rapor alınmalı, jeolog bilirkişiden dosyada bulunan ziraatçi bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek taşınmaz içinde
bulunan kayalık bölümlerin sabit nitelikte olup olmadığı, taşınmazda toprak ya da taş unsurundan hangisinin hakim olduğu, taşınmaz içindeki kayalıkların ziraat yapmaya engel teşkil edip etmediği hususunda, fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli taşınmazın meyil (diklik) durumuna ilişkin diklik açısını gösteren yan görüş krokisini de içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.