YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6591
KARAR NO : 2009/6870
KARAR TARİHİ : 23.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 151 parsel sayılı 1209.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyediği nedeniyle iki katlı kargir ev bahçe niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının taksimin yapılmadığını ve çekişmeli taşınmazda babası …’nin payının bulunduğunu kanıtlayamadığı kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamından davalının babası … ile davacının babası …’nin kardeş oldukları, tarafların annesi …’in önce davalının babası … ile evlendiği ve bu evlilikten davalının olduğu, …’in ölümü üzerine …’in bu defa davacının babası … ile evlendiği ve bu evlilikten de davacı ve kardeşlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı çekişmeli taşınmazda babası …’den gelen hakka dayanarak dava açmış, davalı ise cevap dilekçesinde taşınmazın paylaşma ile kendisine kaldığını savunmuştur. Çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisi …’tan davalının babası … ile davacının babası …’ye kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ortak kök muristen kalan taşınmazın usulen paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmamış ise, davacının babası …’nin taşınmazdaki payını davalıya satıp satmadığı hususundadır. Davalı paylaşmaya dayandığına göre, bu olguyu kanıtlama yükümlülüğü de kendisine ait olup, keşifte ve duruşmada dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları paylaşma yapılıp yapılmadığını açıklamaya yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için kök muris …’tan kaldığı sabit olan tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri getirtilmeli, taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından kök muristen intikal eden taşınmazların mirasçıları arasında usulüne uygun paylaşılıp paylaşılmadığı paylaşılma varsa, ne zaman yapıldığı, her bir mirasçıya miras payına karşılık hangi taşınır ya da taşınmaz malların verildiği, çekişmeli taşınmazın paylaşmada kime düştüğü, paylaşılmamış ise davacının babası …’nin taşınmazdaki payını davalıya satıp satmadığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları getirtilen kadastro tutanakları ile denetlenmeli, davalının babası …’in ölümüyle davalı ile birlikte davacının da annesi olan …’in de … mirasçısı olduğu, bu nedenle davacının, annesi …’ten gelen hakka da dayanabileceği gözönünde bulundurularak tarafların annesi …’in payının kime nasıl intikal ettiği de açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.