YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6660
KARAR NO : 2009/7534
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Nafaka borcunu ödememek eyleminden borçlu …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Ankara 13. İcra Mahkemesinin 05/02/2009 tarihli ve 2008/1017 esas, 2009/14 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2009 tarihli ve 2009/361 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; Yargılama aşamasında 2004 sayılı Kanun’un 349. maddesine göre sanığa gönderilen duruşmaya çağrı kağıdının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince tebliğ edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01/12/2004 gün ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, anılan Kanunun 35 ve Tebligat Tüzüğünün 55. maddeleri uyarınca, tebligat memurunun Tüzüğün 28. maddesinin ilk fıkrasındaki usule göre muhatabın yeni adresini araştırması, bulunamama nedenini bu maddede belirtilen usulle tutanağa geçirip, beyanına başvurulan ilgili kişilerin imzası ile tevsik etmesi ve muhatabın yeni adresinin belirlenememesi durumunda, mahkemenin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılması yolundaki kaydına uyarak tebliğ yapılması gerektiği cihetle, belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verildiği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15/07/2009 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04- 105-06-3373- 2009/7833/38361 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 12.8.2009 tarih ve KYB.2009/182654 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla GEREGİ GÖRÜŞÜLDÜ;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için, önce borçluya usulüne uygun olarak tebligat yapılması gerekmektedir. Daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı,
muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir. Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma belirtilen şekilde yapılıp tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılması gerekir. Somut olayda, borçlu adına çıkarılan duruşma gününü bildirir davetiyenin, tebliğ memurunca Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinde düzenlendiği şekilde yeni adresini araştırma yoluna gidilmeden muhatabın taşınmış olması nedeniyle tebliğ edilemediğinden bahisle mahkemeye iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi gereğince duruşma gününün tebliğ edildiği dikkate alındığında, yapılan tebligatın geçersizliği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.3.2009 tarih ve 2009/361 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ nun 309/ 4-b maddesi gereğince BOZULMASINA, sair işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.