Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/682 E. 2009/3550 K. 15.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/682
KARAR NO : 2009/3550
KARAR TARİHİ : 15.05.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 28 parsel sayılı 12996,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 163 ada 12, 170 ada 2 ve 172 ada 73 parsel sayılı 11416.34, 8224.20 ve 13569.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ise aynı nedenle davalı İdiye … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal nedeniyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların ortak miras bırakan … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisi; … …’dan kaldığı, … … tarafından davalı …’e yapılan satışın geçersiz olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazların kök muris …’dan tüm mirasçılarına intikal ettiği iddiasına dayanmış; davalılar ise taşınmazların ortak muris … tarafından dosyada mevcut 06.05.1984 ve 30.03.1989 tarihli satış senetleri ile davalı …’e satıldığını, daha sonra davalı … tarafından davalı eşi İdiye’ye hibe edildiğini ileri sürmüşlerdir. Mahkemece, davalıların dayanağı satış senetlerinde adı geçen senet tanıklarının hiçbiri dinlenmemiş, kadastro tespit bilirkişilerinden yalnızca biri dinlenmiş, davalı …’in eşi diğer davalı İdiye’ye yapılan hibenin tarihi araştırılmamış, hibeye ilişkin düzenlenen senet olup olmadığı davalılardan sorulmamış, davalı …’in çekişmeli taşınmazlarda sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla mı, yoksa sağlığında muris …, ölümünden sonra da mirasçıları adına mı olduğu hususları tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, davalıların dayanağı satış senetlerinde adı geçen senet tanıkları ve azalar ile, dinlenmeyen kadastro tespit bilirkişileri de hazır olduğu halde mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, senet tanıkları ve kadastro tespit bilirkişilerinden taşınmazların ortak muris … tarafından davalı …’e satılıp satılmadığı, satışı gerektirir bir durumun mevcut olup olmadığı konusundaki bilgileri ile satış senedinin içeriği, aynı şekilde davalı …’in diğer davalı İdiye’ye yaptığını öne sürdüğü hibeye ilişkin bilgileri olup olmadığı sorulmalı; davalı …’in muris …’nın sağlığında ve ölümünden sonraki zilyetliğinin malik sıfatıyla mı, yoksa mirasçılar adına mı olduğu hususu açıklığa kavuşturulmalı, hibeye ilişkin senet varsa celp edilip incelenmeli, hibenin ne zaman yapıldığı hususu açıklığa kavuşturulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.