YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6820
KARAR NO : 2009/6824
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 171 ada 2, 4, 6, 14 ve 175 ada 27 parsel sayılı 1677.93 m2, 5178.m2, 3668.53 m2, 1360.55 m2 ve 820.80 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Haziran 1334 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiş, 171 ada 2, 6 ve 175 ada 27 parsel sayılı taşınmazların …’ın, 171 ada 4 ve 14 sayılı parsellerin …’ın zilyetliğinde olduğu beyanlar hanesinde gösterilmiş, 171 ada 4 sayılı parselin 93.28 m2’lik kısmında, 6 sayılı parselin 927.56 m2’lik kısmında, 14 sayılı parselin 47.87 m2’lik kısmında TEİAŞ Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı olduğu belirtilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve irsen intikale dayanarak taşınmazların tapu kayıt maliklerinin mirasçıları adlarına tescili isteği ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin eşit paylarla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların davalı Hazine’nin dayandığı Haziran 1334 Tarih 10 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı bu tapunun binlerce kez ifrazı ile satışlar sonucu kişiler adına tapular oluşturulduğu, davacıların dayandığı ve Hazineye 1334 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydından ifrazen gelen 15.5.1964 tarih 52 sıra numaralı, 18.10.1962 tarih 36 sıra numaralı ve 31.10.1966 tarih 166 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olmayıp, dereden sonra yine davacılara ait yerler olduğu, ancak yine davacıların dayandığı 28.11.1972 tarih 9 ve 10 sıra numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinin 7.2.1963 tarih 410 esas ve 1965 tarih 740 karar sayılı tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının sınırları itibariyle 171 ada 2 ve 4 sayılı parselleri kapsadığı, dava konusu yerlerin irsen intikal nedeniyle davacıların zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yetersiz, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların tesbitine dayanak teşkil eden davalı Hazine’ye ait Haziran 1334 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının tüm ifraz ve tedavülleri ile, davacıların dayandığı Hazine’nin de taraf olduğu ve aleyhine kesin hüküm teşkil eden tescil ilamı sonucu oluşan 20.12.1966 tarih 140 sıra numaralı tapu kaydının tescil krokisi ve bunun tedavülü sonucu ifrazen oluşan 14.11.1969 tarih 27, 28 ve 29 sıra numaralı tapu kayıtlarının ifraz krokileri dosyaya getirtilmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince harita ve krokiye dayanan kayıtların kapsamlarının krokisi uygulanarak belirlenmesi gerekir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davalı Hazine’nin dayandığı tesbitde uygulanan Haziran 1334 Tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının tüm ifraz ve krokileri ile, davacıların dayandığı ve Mahkemece taşınmaza uyduğu kabul edilen 28.11.1972 tarih 9 ve 10 sıra numaralı tapu kayıtlarının tescil krokisi ve ifraz krokileri getirtilmeli, davacıların dayandığı ve Haziran 1334 tarih 10 sıra numaralı tapudan ifrazen gelen, ancak davalı taşınmazlara uymadığı, batıda çaydan sonraki yerlere uyduğu 25.7.2008 tarihli keşif sırasında belirtilen, 15.5.1964 tarih 52, 18.10.1962 tarih 36 ve 31.10.1966 tarih 166 sıra numaralı tapu kayıtlarının kadastro tesbiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak; varsa, revizyon gördüğü parsellerin tesbit tutanakları ile, bu parsellerle, dava konusu taşınmazları birlikte gösterir kroki ve Haziran 1334 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının tüm ifraz ve tedavülleri getirilmeli, mahallinde yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla keşif icra edilmeli, keşif sırasında davalı Hazine tapusundan ifraz edilen bu yerlere ait şahıs tapuları ve davacıların murislerine ait tapular varsa uygulanıp kapsamları belirlenmeli, yine davacılara ait, olan Hazine için kesin hüküm oluşturan tescil ilamı ile oluşan 28.11.1972 tarih 9 ve 10 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamı da tescil krokisi ve ifraz krokileri uygulanarak kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisine keşfi izleme olanağı veren rapor ve kroki düzenlettirilmeli, davacıların 28.11.1972 tarih 9 ve 10 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kalan dava konusu taşınmazlar varsa davacılar adına tescili gerektiği, bu tapu kayıtlarının dışında ve Haziran 1334 tarih 10 sıra numaralı tapu kapsamında kalan taşınmazların, ifraz tapuları ile davacıların murisine veya bayilerine intikal ettiğinin kesin olarak kanıtlanamaması halinde, Hazine adına tapuda kayıtlı olmaları nedeniyle bu bölümlerin zilyetlikle kazanılamayacağı hususu gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.