Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6821 E. 2009/6630 K. 16.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6821
KARAR NO : 2009/6630
KARAR TARİHİ : 16.10.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 278 ada 1 ve 283 ada 5 parsel sayılı 1694,68 ve 1876,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar …, …, …, … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal nedeniyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazlarda uzun zamandır davalı ve murislerinin zilyet olduğu kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar taşınmazların kök murisleri…dan kendilerine kaldığını iddia etmişler, davalı ise taşınmazların davacılar ile miras ilişkisi bulunmayan babası İsmail’den kaldığını savunmuştur. Mahkemece, taşınmazların öncesinde kime ait olduğu hususu yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların başında sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, tarafların kök murisi…ya ait ise, …’dan kaldığı sabit olan tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri getirtilmek suretiyle, mirasçıları arasında usulüne uygun taksim edilip edilmediği varsa taksimin ne zaman yapıldığı, kime hangi taşınmaz ya da taşınmazların isabet ettiği, çekişmeli taşınmazların kimin payına düştüğü, tespit tarihine kadar kim tarafından hangi sıfatla zilyet olunduğu, davalı ve babasına ait olduğu ve daha güneyde kaldığı beyan edilen taşınmazın hangi taşınmaz olduğu sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.