Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6962 E. 2009/7567 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6962
KARAR NO : 2009/7567
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Kadastro
Kadastro sırasında 102 ada 7 parsel sayılı 13794.05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … … mirasçıları, yasal süresi içinde taşınmazın ortak kök muris … …’tan intikal ettiği ve miras payları bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesi gereğince reddine ve çekişme konusu 102 ada 7 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı … … mirasçıları taşınmazın ortak kök muristen intikal ettiği ve babaları … …’tan dolayı hisseleri bulunduğu iddiasına, davalılar ise taşınmazı imar ve ihya ile elde ettikleri savunmasına dayanmışlardır. Mahkemece 5.8.2008 tarihli celsede mahallinde 21.11.2008 tarihinde keşif yapılmasına ve keşif masraflarının kesin süre içinde yatırılması için davacılara ihtaratlı davetiye tebliğine karar verilmiştir. Ancak kesin mehil ihtaratı sadece kendisini vekili ile temsil ettiren davacı … vekiline tebliğ edilmiştir. Tereke iştirak halinde olduğundan sadece bir mirasçı davacıya ihtar tebligatı yapılıp diğer davacılara da tebliğat yapılamamış olması nedeniyle kesin mehil ihtaratı hukuki sonuç doğurmaz. Kaldı ki, mahkemece daha sonraki 25.11.2008 tarihli celsede sadece davacı … vekiline tebliğat çıkarıldığı, diğer davacılara ihtarata ilişkin tebligat çıkarılmadığından bahisle 27.2.2009 tarihinde keşif yapılmak üzere yeniden gün verilerek keşif avansını kesin süre içinde ödenmesi hususunda davacılara meşruhatlı davetiye çıkartılmasına karar verilmiştir. Böylece keşif yapılması ve masrafların yatırılmasına ilişkin önceki ara kararı zaten hükümsüz kalmıştır. 25.11.2008 tarihli celsede verilen keşif günü ve saatini, keşif masraflarını ve verilen sürede keşif giderlerinin ödenmemesi halinde hukuki sonuçlarını belirtir meşruhatlı davetiye tüm davacı asillerin tümüne tebliğ edilmiştir. Ancak, bu ihtar da vekille temsil edildiği halde davacı asil …’a tebliğ edilmiş olup, vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılmamış olması nedeniyle usulüne uygun bulunmamaktadır. Davacılar iştirak halinde malik bulunduklarından keşif günü ve giderlerinin ödenmesi hususunda verilen
kesin mehil ihtaratına ilişkin tebligatın hepsine birlikte usulüne uygun şekilde tebliği sağlanmaksızın davanın 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 36/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığı gibi, kabüle göre de davacı tarafın bulunmadığı 5.8.2008 tarihli celsede verilen kesin mehil ihtaratında her bir tanık için 4.50 YTL. olmak üzere tanık ücreti olan 13.50 YTL değerinde posta pulunun davacılar tarafından dosyaya sunulmasına karar verildiği halde, davacı vekiline çıkartılan tebligatta bu hususta bir meşruhatın bulunmaması ve tanıklar için öngörülen tebliğ giderinin ödenmesi hususunda davacı tarafa keşif gününün ve davetiyenin tebliğ edilip, tanıkların hazır olmalarının bildirilebilmesi için uygun kesin süre verilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabülü ile hükmün BOZULMASINA, 9.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.