Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/706 E. 2009/1534 K. 12.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/706
KARAR NO : 2009/1534
KARAR TARİHİ : 12.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 275 ada 7 ve 8 parsel sayılı 10273,47 ve 1529,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazların idarece heyelan yeri olarak kamulaştırılan saha içerisinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyanın mahkemenin 2005/82 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek yargılamanın 2005/82 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kısa kararda, “bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda (A), (A1) ve (A2) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın kabulüne, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine” denildiği halde, sonradan yazılan gerekçeli kararda; “bu dava ile mahkememizin 2005/82 esas sayılı dava dosyası arasında fiili, şahsi ve hukuki irtibat bulunduğundan dava dosyalarının birleştirilmesine” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK. nun 382, 388 ve 389 maddeleri gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durum 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir. O halde, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişikliği kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekli olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 12.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.