YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/710
KARAR NO : 2009/2204
KARAR TARİHİ : 03.04.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Nizalı yer ile bir bütün olan ve davalı adına tespit edilen 2287 nolu parselin tutanağının celbedilmesi ve bu parsel ile ilgili dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi hususunun düşünülmesi ve murisin ölüm tarihinden itibaren tespit tarihine dek 20 yıl geçmediği anlaşılmakla 100 dönüm sınırlamasında 2287 ve 2017 sayılı parsellerin yüzölçümlerinin de dikkate alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin yargılama aşamasında taşınmazı satın alan davalılar … ile … mirasçıları adına 1/2’şer paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 2288 sayılı parsel 2016, 2017, 2287 sayılı parseller ile birlikte tek parça halinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Celal ve …’e ait iken 1975 tarihinde yaptıkları taksim sonucu 2016 ve 2287 sayılı parsellerin Hurşit’e, 2017 ve 2288 sayılı parsellerin Celal’e isabet ettiği, Hurşit’in 1975 tarihinde taşınmazları karısı Gülsüm’e sattığı belirtilerek 2016 ve 2017 sayılı parseller 766 sayılı Yasa’yı değiştiren 1617 sayılı Yasa gereği ayrı ayrı 20 dönüm olarak Gülsüm ve Celal, 2287 ve 2288 sayılı parseller miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş, itiraz üzerine Komisyonca; 1938 tarih 1215 tahrir nolu vergi kaydı nedeniyle 2287 parselin Gülsüm, 2288 parselin Celal adına tesciline karar verilmiş davacı Hazine 2288 sayılı parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Bozma kararından sonra mahkemece çekişmeli taşınmazın 70 yıldır Celal ve öncesinde babası … tarafından kullanıldığı, Hazine tarafından Gülsüm’e ait 2287 sayılı parsel hakkında açılan davanın reddedildiği ve bu parselin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği bu parsel yönünden miktar sınırlaması yapılmayıp, dava konusu 2288 sayılı parsel yönünden zilyetlik nedeniyle miktar sınırlaması yapılmasının hakkaniyete aykırı olacağı yargılama aşamasında taşınmazın el değiştirdiği ve iyi niyetli 3.kişilere geçtiği gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmaza ait 1938 tarih 1215 tahrir nolu vergi kaydı maliki …, …’in murisidir. Vergi kaydı “20 dönüm” ve hudutları “yol, dere, Cuma, Hakverdi” olup, sınırında eylemli durumda tapulama harici sırt bulunduğundan vergi kaydı gayri sabit hudutludur. 2016, 2017, 2287, 2088 sayılı parseller kök muris …’a ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal etmiştir. Mirasçılar dosyadaki 28.2.1963 tarihli senet ile terekeyi taksim etmişler ise de 1963 tarihi ile tespit tarihi olan 1981 tarihine kadar mirasçılar lehine 20 yıllık müstakil zilyetlik süresi dolmamıştır. 2016 sayılı
./…
2009/710-2204 SH.2
parselin 20.000 metrekare yüzölçümü ile vergi kaydı nedeniyle, 2287 sayılı parselin “69.000” metrekare yüzölçümü ile belgesizden dava dışı …, 2017 sayılı parsel 20.000 metrekare miktarı ile … adına belgesizden tespit ve tescil edildiği, dava dışı 2287 ve 2017 sayılı parseller ile dava konusu 2288 sayılı parselin kadastro tespitlerinin belgesiz olduğu göz önüne alınarak 22.4.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere belgesizden edinilebilecek taşınmaz limiti nedeniyle çekişmeli 2288 sayılı parselin “11.000 metrekaresinin” taşınmazı yargılama aşamasında satın alan …’e ve … mirasçıları adına yarıyarıya, kalan bölümünün ise 100 dönümlük belgesiz limitinin aşılması nedeniyle tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.