YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/720
KARAR NO : 2009/1969
KARAR TARİHİ : 27.03.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 1 parsel sayılı 43.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 140 ada 11 parsel sayılı 38.340 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve taksim nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde adına tespit edilen dava dışı 140 ada 10 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydının 140 ada 11 sayılı ve 137 ada 1 sayılı parselleri de kapsadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 137 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (C) harfiyle gösterilen bölümünün davacı adına tesciline, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli 140 ada 11 ve davacıya ait 140 ada 10 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının tescil ilamı ile oluştuğu ve her iki taşınmaza ait tapu kayıtlarının tescil krokilerinin çakıştığı, 11 sayılı parsele ait 21.10.1966 tarih 38 nolu tapu kaydının dayanağı 25.10.1960 tarih 1960/314-348 sayılı Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi kararı, 10 sayılı parsele ait 13.5.1965 tarih 9 nolu tapu kaydının dayanağı 31.01.1961 tarih 1960/360 esas, 1961/36 karar sayılı Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi kararından daha önce kesinleştiğinden 11 sayılı parselin tescil krokisine üstünlük tanınıp 11 sayılı parsele ilişkin davanın reddine, dava konusu 137 ada 1 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen bölümünün davacıya ait 10 sayılı parselin tescil krokisi kapsamında kalması nedeniyle 137 ada 1 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 11 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı 25.10.1960 tarih 1960/314-348 sayılı Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı ile; davacı adına tescil edilen dava dışı 10 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı ise 31.01.1961 tarih 1960/360 esas, 1961/36 karar sayılı Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı ile hükmen oluştuğu halde, mahkemece 11 sayılı parselin tapu dayanağı olan tescil ilamının krokisi getirtilmiş ancak dosyası getirtilmemiş, 10 sayılı parselin tapu dayanağı olan tescil ilamının dosya ve krokisi getirtildiği halde mahalline yeterince uygulanamamıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar zemindeki yolların sabit olduğunu ifade ettikleri ve buna göre 10 ve 11 sayılı parsellerin güney ve kuzeyindeki yol sınırlarının sabit olduğu mahkemece de kabul edildiği halde, davacıya ait 10 sayılı parselin güneyindeki yoldan sonra gelen davalıya ait 137 ada 1 sayılı parselin ne şekilde tescil krokisi kapsamında
kaldığı da anlaşılamamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; sözü edilen tescil ilamları ve haritaları getirtilerek mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve üç kişilik fen bilirkişi kurulu huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtlarının kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritaları uygulanmak suretiyle belirlenmelidir. Tescil krokilerinin zemine uygun olmadığı veya uygulama yeteneğinin olmadığının anlaşılması halinde ise tapu kayıtlarının sınırlarına itibar edilmeli, kayıtların sınırları okunarak tek tek yerel bilirkişilere göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, özellikle 10 ve 11 sayılı parsele ait tapu kayıtlarının kuzeyinde ve güneyinde okunan yolların zeminde ve tescil tarihinde (kadim) sabit olup olmadıkları araştırılmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edilmelidir. Teknik yönden haritalar hatasız ve uygulanabilir ise haritaların kapsamı belirlenirken hangi noktaların sabit nokta alınacağı yerel bilirkişi ve tanık beyanları da dikkate alınarak saptanmalı, tapu kayıtlarının çakışmaları halinde, hangi tapu kaydına değer verileceği tartışılarak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.