Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7211 E. 2009/5789 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7211
KARAR NO : 2009/5789
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 154 ada 55 parsel sayılı 943195.73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanılması nedeniyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde adına tespit edilen 190 ada 9 sayılı parselin devamı niteliğinde olup, zilyet bulunduğu 8500 metrekare yüzölçümündeki bölümün dava konusu taşınmaz içinde tespit edildiği iddiasına dayanarak bu bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 154 ada 55 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 12033.21 metrekare yüzölçümlü bölümünün ayrı parsel numarası altında davacı … adına tesciline, kalan 931162.52 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise aynı parsel sayısı ile mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün mera olmadığı ve davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parsel kadastro tespiti sırasında kadimden beri mera olarak kullanılması nedeniyle mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. … Köyünden olan davacı, aynı köy çalışma alanında adına tespit edilen 190 ada 9 sayılı parselin devamı niteliğinde olan ve komşu … Köyü çalışma alanında kalan çekişmeli taşınmazın 8500 metrekarelik bölümünün adına tescilini istemiştir. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda tarafsız ve komşu köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmesi gerektiği halde Mahkemece yapılan keşifte davacının bulunduğu … Köyünden mahalli bilirkişi ve tanık dinlenmiştir. Dava konusu taşınmazın etrafını çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları getirtilmemiştir. Dosyaya ibraz edilen soyut nitelikte ve karar için yeterli olmayan ziraat bilirkişi raporuna itibar edilmesi de doğru değildir. Aksi sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle … Köyünde kalan parseller de dahil olmak üzere dava konusu taşınmazı dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilerek taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, … ve … Köyleri dışındaki komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı
./..

2009/7211-5789 S/2

yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafıNdan ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, dava edilen bölümün dışında kalan mera parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, tespit bilirkişileri taşınmazın başında tanık sıfatıyla dinlenerek tespit sırasındaki beyanları ile keşifteki beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulundan önceki ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek dava edilen yerin niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, etrafındaki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera bütünlüğünü bozucu nitelik taşıyıp taşımadığı, temyiz konusu bölüm ile taşınmazın mera kabul edilen diğer bölümü ile arasında doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı incelemeyi içeren, ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, taşınmazın tamamının kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun anlaşılması halinde meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davacı, taşınmazın 8500 metrekarelik bölümünün adına tescilini istediği halde mahkemece bu talep aşılarak 12033.21 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.