YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7331
KARAR NO : 2009/6520
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın bozulmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 123 ada 50 parsel sayılı 5.515,57 metrekare, 123 ada 51 parsel sayılı 1.626,84 metrekare, 236 ada 40 parsel sayılı 38.009,09 metrekare, 237 ada 40 parsel sayılı 11.075,17 metrekare ve 237 ada 43 parsel sayılı 1.584,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kaldıklarından sözedilerek Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.05.2009 tarih 2009/2955-3587 sayılı ilamıyla “nispi hesap edilen ve fahiş sayılabilecek vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmiş olmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur. Davacı vekili, süresi içinde ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi talebinde bulunmuştur.
Dava, kadastro tespitine karşı askı ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz davası olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca harca tabidir. Gerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1. maddesi ve gerekse 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağını ve müteakip işlemler yapılamayacağını amirdir. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; genel hukuk mahkemelerinde, dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz ve 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 409. maddesinde yazılı süreler içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/2 maddesi uyarınca Kadastro hakimi, dava harcı ile yargılama giderlerinin tespit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değerini yani kadastro tutanağında yazılı “harca esas değeri” dikkate alır. Aynı maddenin 1. fıkrasında ise “Taraflardan her biri dava harcını, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak zorundadır. Davacı, hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı takdirde onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Maddede yer alan “onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır” ifadesi, bu yaptırımın delillere ilişkin yargılama giderleriyle ilgili olduğunu göstermektedir. Dolayısı ile 3402 sayılı Kadastro Kanununda davacı tarafın ödemekle zorunlu olduğu harcı tam olarak ödememesi halinde ne yapılması gerektiği hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda değerlendirilecek husus 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde yazılı ve 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 409. maddesine atıf yapan hükmün Kadastro Mahkemelerinde de uygulanıp uygulanamayacağıdır. Bilindiği gibi, Kadastro Mahkemeleri yer yer H.U.M.K.’nda yazılı genel usul kaidelerinden farklı yargılama usulüne tabidir. Bu farklılıkların amacı, bir tasfiye kanunu olan Kadastro Kanunu’nun hedeflerine uygun olarak yargılamayı hızlandırarak mülkiyet ihtilaflarını bir an önce sonuçlandırmak ve tapu sicilinin kısa sürede oluşmasını sağlamaktır. Bu hedefe yönelen farklılıklardan bir tanesi de 1086 sayılı H.U.M.K.’nun 409. maddesidir. Kadastro Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca, H.U.M.K.’nun 409. maddesinin aksine tarafların yokluğunda da yargılamaya devam olunur; davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Hal böyle olunca, eksik harç durumunda Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinin atfı ile H.U.M.K.’nun 409. maddesinin uygulanması Kadastro Yargılamasının amacıyla bağdaşmamaktadır. Ancak, Kadastro Kanunu’nun 28. maddesinde dava dilekçesinde dava sebep ve delillerini bildirmeyen yani dava dilekçesini usulüne uygun şekilde tanzim etmeyen davacının, çıkartılacak meşruhatlı davetiyeye rağmen ilk celseye kadar bu eksiklikleri tamamlamaması halinde davanın açılmamış sayılmasına ve çekişmeli taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verileceği hükmü yer almaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/1, 28 ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri kadastro yargılamasının amacı da dikkate alınmak suretiyle birlikte değerlendirildiğinde Kadastro Mahkemelerinde, eksik harç halinde mahkemenin davacı tarafa uygun bir kesin mehil vermesi, mehle uymamanın neticelerinin davacı tarafa ihtar olunması, verilen mehil içinde harcın yatırılmaması halinde doğrudan davanın açılmamış sayılmasına ve dava konusu taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Nitekim Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Somut olayda mahkemece davacı tarafın yatırması gereken nispi peşin harcı eksik ödediği tespit edilmiş ve doğru olarak eksik harcın tamamlanması için duruşmada hazır bulunan davacı vekiline kesin mehil verilmiş, kesin mehil içinde harcın tamamlanmaması halinde “davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verileceği” ihtar edilmiştir. Ancak müteakip celselerde bu prosedür tamamlanmamış ve yargılamaya devam olunarak 08.09.2008 tarihli duruşmada keşif yapılmasına karar verilerek keşif giderlerinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin önel verilmiş, kesin önel içinde giderlerin yatırılmaması karşısında ispatlanamayan davanın esastan reddine hükmolunmuştur. 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 30 ve 32. maddelerinde yer alan amir hükümler karşısında, eksik harcı tespit edip bunun tamamlanmasına ilişkin prosedürü başlatan mahkemenin, bu süreci tamamlamadan yargılamaya devam ederek keşif giderleri hususunda kesin önel vermesi hukuken sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan önele riayetsizlik nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Bu durumda öncelikle dava harcının yatırılması prosedürü yönünden hüküm usule aykırı bulunmaktadır. Kabule göre de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/2 ve 36/1. maddeleri hükümleri karşısında davalı vekili yararına maktuen vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken nispi olarak hesap edilerek fazla miktarda vekalet ücreti belirlenmiş olması da isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken, sadece vekalet ücretine ilişkin olarak bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairemizin 25.05.2009 tarih 2009/2955-3587 sayılı bozma ilamının kaldırılarak usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle genişletilerek BOZULMASINA, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.