YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7919
KARAR NO : 2009/8849
KARAR TARİHİ : 21.12.2009
MAHKEMESİ : MİLAS İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklardan …’nun beraatine, diğer sanık … …’nun İİK’nun 331., TCK’nun 62/1, 50/1-a, 52/2-3.maddeleri gereğince 3.000,00TL ve 2.000,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili ve sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz isteminin reddi ve bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekilinin hükme yönelik temyiz isteminin incelemesi sonucunda;
Hüküm müşteki vekilinin yüzüne karşı 26.9.2008 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, müşteki vekilinin CMUK’nun 310/1.maddesinde düzenlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 6.10.2008 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi uyarınca istem gibi temyiz isteminin REDDİNE,
Sanığın hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonucunda ise;
Yargılamanın 30.11.2007 tarihine bırakıldığından,18.10.2007 tarihli oturuma gelerek haberdar olan müştekinin bu tarihte duruşmaya gelmediği kendisini bir vekil ile de temsil ettirmediği gibi mazeret de bildirmediği anlaşılmakla açılan davada İİK’nun 349.maddesi gereğince müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5252 sayılı TCK’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3.maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesi ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı İİK’nun 331.maddesi ile 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili hükümleri olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.