Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/7986 E. 2009/8314 K. 03.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7986
KARAR NO : 2009/8314
KARAR TARİHİ : 03.12.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Taşınmaz hakkında Hazine adına oluşturulan 26.11.1965 tarihli tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleri, düzenlenen belirtmelik tutanakları ve haritaları, varsa dağıtım cetvelleri, 4342 sayılı Yasa uyarınca bölgede yapılan mera tahsisine ilişkin harita ve eki belgeler, taşınmazı dıştan çevreleyen komşu parsellerin onaylı kadastro tespit tutanağı suretleri ile varsa dayanağı kayıtların getirtilmesi, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, kadastro haritası, mera tahsis haritası ve Hazineye ait tapu kaydının dayanağı olan toprak tevzii haritalarının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ile uzman bilirkişi tarafından haritaların çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanması, Hazine tapu kaydı ve tahsisli meraların kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, 4342 sayılı Yasa’nın 21/2. maddesi hükmü de gözetilerek mera haritası içinde veya dışında kalan taşınmaz bölümleri hakkında yerel bilirkişi, sağ olan belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesi hakkında, taşınmazın Hazinenin tapu kaydı kapsamında kalması halinde kaydın ihdasından önceki zilyetliğin ne kadar süreye ulaştığı hakkında bilgi alınması, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, dava konusu taşınmazda toprak ya da varsa taş unsurundan hangisinin üstün geldiği ve komşu taşınmazlar ile toprak yapısı yönünden yapılan mukayeseye ilişkin mahkeme gözleminin keşif tutanağına geçirilmesi, uzman ziraatçı bilirkişiden taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı ya da kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunda gerekçeli rapor alınması, taşınmazın Hazine adına oluşturulan tapu kaydı kapsamında kalması halinde sonradan şahıslara dağıtılıp dağıtılmadığının araştırılması, 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde de belirtilen sınırlamalar ve taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde ise meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı gözönünde bulundurulmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 03.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.