Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/8237 E. 2009/7576 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8237
KARAR NO : 2009/7576
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle” Mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı şirketin dayandığı satış senedi ve krokisinin, sınırları yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle uygulanıp kapsamının belirlenmesi, senet kapsamında kalan taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı hususunda bilgi alınması, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, kullanım durumu, üzerinde toprak alma ve dökme işleminin yapılıp yapılmadığı hususlarında rapor alınması, mahkemenin bu hususlara ilişkin gözleminin keşif zaptına geçirilmesi, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi gerektiği belirtilerek kabule göre de, davanın reddi ile yetinilerek davalı parseller hakkında tescile dair hüküm kurulmamış olmasının da isabetsiz olduğuna” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişme konusu 160 ada 4 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 480.97 metrekarelik bölümünün ifrazı ile ayrı parsel numarası verilerek davacı Sarp İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına, kalan kısmın tespit gibi tesciline; 162 ada 42 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 20429.44 metrekarelik bölümün ifraz edilerek ayrı parsel numarası ile davacı Sarp İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına, kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirtilmemiştir. Hükmüne uyulan bozma kararında davacı şirketin dayandığı 25.6.1992 tarihli satış senedi ve senede ekli ölçekli krokisi uygulanarak kapsamının buna göre belirlenmesi istendiği halde satış senedi ve krokisi yerel bilirkişi yardımı ile fen bilirkişi tarafından uygulanarak kapsadığı yer belirlenmemiştir. Ayrıca davacı şirket 25.6.1992 tarihli satış senedi ile taşınmazı zilyedi …’tan satın aldığı ve zilyet bulunduğu iddiasına dayanmaktadır. Tespit 20.3.2006 tarihinde yapılmış olup, satın alma tarihine göre davacı şirketin, eklemeli zilyetliği söz konusu olduğundan 3402 sayılı yasanın 14.maddesi gereğince bir kimsenin aynı çalışma alanı içinde belgesiz olarak en fazla, sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinebileceği gözönüne alınarak; davacı şirketin satıcısı bulunan …adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen tüm taşınmaz malların kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek incelenmeli, belgesiz olarak edinilen miktar hesap edilerek davacının zilyetlik nedeniyle daha edinebileceği miktar var ise, bozma ilamı doğrultusunda 25.2.1992 tarihli satış senedi ve senet eki olan 21.6.1992 tarihli kadastro teknisyeni …’un düzenlediği kroki, kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle taşınmaz başında yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklar yardımı ile ve teknik bilirkişi eli ile uygulanarak senedin kapsadığı alan belirlenmeli, senet eki krokide satışa konu edilen yerin etrafında gösterilen şahıs yerlerinin tespiti için komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmalı, senet kapsamı kesin olarak belirlendikten sonra yerel bilirkişi ve tanıklardan bu yerin kim tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında bilgi alınmalı, üç ziraat bilirkişi kurulundan senedin kapsadığı bu alanın niteliği, kullanım durumu ve zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, tespit tutanağındaki beyanlara aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine satış senedinin eki krokisinde geçen hudutları, satış krokisinin uygulanmasını ve kapsadığı alanı gösteren keşfi takibe imkan veren ayrıntılı, krokili rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.