Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/8442 E. 2010/618 K. 04.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8442
KARAR NO : 2010/618
KARAR TARİHİ : 04.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 136 parsel sayılı 5561.31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla … oğulları … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın etrafı mera ve Hazine arazileri ile çevrili devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğindeki yerlerden olduğu ve davalılar yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın eylemli olarak güney sınırı dışında üç yönden mera olarak tespit edilen 105 ada 399 parsel sayılı mera taşınmazının içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak meraya sınır bulunan ve Hazinenin benzer iddialarla dava açtığı taşınmazlarla ilgili olarak, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden seçilmesi ve yöntemince mera araştırması yapılması zorunludur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın sınırları içinde bulunduğu … Köyünden iki yerel bilirkişi ile iki tespit bilirkişisi dinlenildiği gibi; çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı, mera ile arada ayırıcı bir sınır bulunup bulunmadığı, arada ayırıcı sınır yoksa güncel niteliği ne olursa olsun öncesinin meradan açılmış olup olmadığının kabul edilip edilmeyeceği üzerinde durulup değerlendirilmeden karar verilmiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı şekilde bildirecekleri taraf tanıkları ile üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera olup olmadığı, üzerinde sürdürülen zilyetliğin ne zaman başladığı, kimden kime intikal ettiği, bitişik ve üç yönünü çevreleyen mera parselinden ne şekilde ayrıldığı, bir bütün olarak mera parseli ortasında kalan taşınmazın ne şekilde zilyet edilmeye başlandığı gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalı; beyanları arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince, gerektiğinde yüzleştirme de yapılarak giderilmelidir. Tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde hazır bulundurulacak tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığını irdeleyen komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı olarak çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Aynı şekilde, keşfe katılacak uzman fen bilirkişiden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir; gerektiğinde çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazların konumunu yan kesit çizelgesi ile gösterir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu şekilde yeniden yapılacak keşif ve uygulama sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre; özellikle çekişmeli taşınmazın mera bütünlüğünü bozup bozmadığı ve öncesinin mera olup olmadığı tartışılarak bir karar verilmelidir. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.