YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8455
KARAR NO : 2009/8979
KARAR TARİHİ : 25.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 105 ada 13 parsel sayılı 5103.40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş 143 ada 38 parsel sayılı 2420494.91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kadimden beri mera olarak kullanılması ve Toprak Tevzi Komisyonu’nca mera olarak haritaya bağlanması nedeniyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 105 ada 13 ve 143 ada 38 sayılı parsellere yönelik olarak, davacı … tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 143 ada 38 sayılı parsele yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı …’ın davasının kabulüne, davacı …’un davasının reddine ve çekişmeli 105 ada 13 sayılı parselin tespit gibi tesciline, 143 ada 38 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümünün davacı … adına tesciline, 143 ada 38 sayılı parselin geriye kalan bölümünün tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’un 143 ada 38 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’un temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 105 ada 13 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
3- Davalı Hazine temsilcisinin 143 ada 38 sayılı parsele yönelik temyizine gelince; Mahkemece davacı …’nin dayanağı 19.09.1958 tarih, 12 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli parselin fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tapu kaydı getirtildiği halde mahalline yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının edinme sütununda Toprak Tevzi Komisyonu’nca mera olarak sınırlandırıldığı belirtildiği halde belirtmelik tutanak ve ekleri getirtilmemiş, çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı halde yöntemince mera araştırmasıda yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarıyla ilgili tüm belgeler getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde komşu köyden seçilecek yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişi, ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile uzman fen ve zirai bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Arazinin başında yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydında yazılı sınırlar batıdaki Kızıldikme yolundan başlanmak suretiyle okunup yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, uzman fen bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydının sınırları itibariyle çekişmeli taşınmaz bölümüne uyduğunun kabul edilmesi halinde kaydın değişebilir sınırlı olması nedeniyle miktarı itibariyle geçerli olacağı göz önünde bulundurulmalı, uzman zirai bilirkişiden çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğini, tarım arazisi mi yoksa mera mı olduğunu bildirir biçimde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.