YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8794
KARAR NO : 2010/232
KARAR TARİHİ : 28.01.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 105 ada 34 ve 106 ada 15 parsel sayılı 5898,22 ve 1337,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 105 ada 34 sayılı parsel satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 106 ada 15 sayılı parsel irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … mirasçıları … ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve pay tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazların 1/2 payının adına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve çekişmeli 105 ada 34 sayılı parsel sayılı taşınmazın davacı … ve … mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline, 106 ada 15 sayılı parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 105 ada 34 parsel sayılı taşınmazı davacı … ve kardeşi … mirasçılarının kullandığı, 106 ada 15 sayılı parsel sayılı taşınmazı ise …’un … isimli dava dışı kişiden satın alıp zilyet oldukları kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı …’un anne ve babasından intikalen gelen tapu kayıtlarına, miras payı ve kız kardeşi …’ın tapudaki paylarını alarak taşınmazlarda yarı paya sahip olduğu, davalıların murisi …’un ise tapu kayıtlarındaki kendi miras payı ve kız kardeşi …’nin payını satın almak suretiyle diğer yarı paya sahip olduğunu iddia etmiş; keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığını, 105 ada 34 sayılı parsel sayılı taşınmazın bir kısmını davacı, bir kısmını davalıların, yine çekişmeli 106 ada 15 sayılı parsel sayılı taşınmaz, davalı … mirasçılarının kullandığını, 20-25 yıl öncesinde de … ve …’un birlikte kullandıklarını beyan etmişlerdir. Davacının dayandığı tapu kayıtlarının uygulanması yetersizdir. Davacının dayandığı 105 ada 34 sayılı parselde 18.04.2006 tarih 9 sıra numaralı ve 106 ada 15 sayılı parselde 18.04.2006 tarih 10 sıra numaralı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ve varsa kroki ve ilamları ile birlikte getirtilmeli, kadastro tespiti sırasında uygulanıp uygulanmadıkları, uygulanmışlar ise uygulandıkları taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, tespitleri kesinleşmiş ise tescil kayıtları getirtilmeli; uygulanmamışlar ise neden uygulanmadıkları araştırılmalı, doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yeniden elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraflarca bildirilecek tanıklar ile davacının dayandığı tapu kayıtlarındaki pay satışı yapan kardeşleri …, … ve fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalı, davacının dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, kapsıyor ise nereleri kapsadığı kesin olarak saptanmalı, bilinmeyen sınırlar olursa taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, …ve …’ye taraflara tapu kayıtlarıyla sattıkları miras paylarının çekişmeli taşınmazlara ait olup olmadığı sorulmalı, tapu kayıtları kapsamında kalan yerler var ise tapu maliki davacı adına payı oranında tescili gerektiği düşünülmeli, taşınmazlar tapu kaydı kapsamı dışında ise taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kimlerin ne zamandan beri ne sebeple kullandıkları, davalı …’un 105 ada 34 parsel sayılı taşınmazı …’tan, 106 ada 15 parsel sayılı taşınmazı …’un … isimli dava dışı şahıslardan birinci keşifte belirtildiği şekilde alıp almadıkları, aldıkları yerler varsa bunların kapsamı somut olaylara dayanan beyanlar ile belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla, kadastro tespit bilirkişilerinin kadastro tutanağındaki beyanları çeliştiği takdirde kadastro tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak veren kroki düzenlettirilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.