YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8909
KARAR NO : 2010/623
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 254 ada 4 parsel sayılı 3870,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek … oğlu … … adına; 254 ada 6 parsel sayılı 4150.18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde öncesi çekişmeli taşınmazlarla bir bütün olup eşit yüzölçümü ile paylaşılmış olmasına rağmen 254 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün1896.81 m2 eksik tespit edildiği iddiası ile, eksik bölümlerin çekişmeli taşınmazlardan alınarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının kendisine tebliğ olunan ihtarlı davetiyeye karşın keşif masrafını süresinde yatırmaması ve dosya kapsamına göre de davasını kanıtlayamaması nedeniyle davanın reddine, çekişmeli 254 ada 4 parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla … … mirasçıları … ve …, adlarına, 254 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının kendisine tebliğ edilen kesin süre ihtarını içeren tebligata karşın keşif giderini yatırmaması ve tüm dosya kapsamına göre de davasını kanıtlayamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 17.03.2009 tarihli oturum ara kararlarında bir önceki 25.11.2008 tarihli oturum ara kararına atıf yapılarak ve çıkarılan tebligat 25.11.2008 tarihli oturum tutanağı eklenmek suretiyle ilgilisinin kesin ihtarı anlaması yönünden tereddüt oluşturur şekilde işlem yapılması yerinde olmadığı gibi; yapılan tebligat geçerli kabul edilse bile, davacının ihtar tebligatını aldığı 26.03.2009 gününden itibaren masrafların yatırılması için tanınan 20 günlük kesin sürenin sonu 15.04.2009 günü olmakla masrafların son gün yatırılması halinde 17.04.2009 keşif tarihine kadar hükme esas oturum ara kararında geçtiği gibi yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarına tebligat için gerekli yeterli süre bulunmamaktadır. Buna göre usule uygun olmayan ara kararı nedeniyle yapılamayacağı belli olan keşif için davacı tarafa külfet yüklenmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.